Anasayfa / Home Page / Sayılar / Isues

2002 20(1)
İÇİNDEKİLER / CONTENTS  

Naci CANPOLAT Optimal Width of the Implicit Exchange 
  Rate Band, and The Central Bank’s 
  Credibility 1
 
Timur Han GÜR Para ve Finansal Krizlerin 
  Öncü Göstergeleri 9
 
 
Azize ERGENELİ Kültürlerarası İş Değerleri Etkileşimi: 
Selda Kulen SEVİN Japon, Kanadalı ve Türk Ortaklı 
  Şirketlerde Karşılaştırmalı Bir Çalışma 37
 
Semra ARIKAN Kriz Yönetiminde Halkla İlişkilerin 
  Başarı Şartları 59
 
Azim ÖZTÜRK Managing Technological Innovation 
Jongbae KIM through Effective Organizational
David WILEMON Learning 79
 
 
Uğur ÖMÜRGÖNÜLŞEN Performance Measurement in the Public 
  Sector: Rising Concern, Problems in 
  Practice and Prospects 99
 
Naim KAPUCU Transferability of Administrative Reforms: 
Muhammet KÖSECİK New Public Management as an Example 135
 
Özlem ÖZKANLI Türkiye’de Kadın Akademisyenlerde 
Adil KORKMAZ Cinsiyet Ayırımcılığı Konusundaki 
  Kanıların Rol Çatışmalarıyla İlişkisi 155
 
Zafer ÇALIŞKAN Hastane Maliyet Yapıları:
  Yöntemsel Konular ve Tahmine 
  Yönelik Fonksiyonel Formlar 173
 
Yazarlara Duyuru/
Notes for Contributors 193

Dergimizin bu sayısında yer alan makaleleri değerlendiren hakemlerimize teşekkürlerimizi sunarız.
We gratefully acknowledge the referees who kindly helped us evaluating the articles for the current issue of our journal.

 HAKEMLER / REFEREES

Semra ARIKAN

Hacettepe Üniversitesi

Mahmut ARSLAN

Hacettepe Üniversitesi

Kuter ATAÇ

Hacettepe Üniversitesi

Mehmet Devrim AYDIN

Hacettepe Üniversitesi

Necimiddin BAĞDADİOĞLU

Hacettepe Üniversitesi

Birol BUMİN

Gazi Üniversitesi

Halil CAN

Hacettepe Üniversitesi

Naci CANPOLAT

Hacettepe Üniversitesi

Azize ERGENELİ

Hacettepe Üniversitesi

Turgay ERGUN

TODAİE

Aylin Özman ERKMAN

Hacettepe Üniversitesi

Birsen GÖKÇE

Hacettepe Üniversitesi

Halit GÖNENÇ

Hacettepe Üniversitesi

Burak GÜNALP

Hacettepe Üniversitesi

Timur Han GÜR

Hacettepe Üniversitesi

Mehmet Baha KARAN

Hacettepe Üniversitesi

Ahmet Haşim KÖSE

Ankara Üniversitesi

Doğan Nadi LEBLEBİCİ

Hacettepe Üniversitesi

Berrin LORASDAĞI

Hacettepe Üniversitesi

Hakan MIHÇI

Hacettepe Üniversitesi

Kemal ÖKTEM

Hacettepe Üniversitesi

Uğur ÖMÜRGÖNÜLŞEN

Hacettepe Üniversitesi

Hüseyin ÖZEL

Hacettepe Üniversitesi

Hikmet TİMUR

Hacettepe Üniversitesi

Mehmet TOKAT

Hacettepe Üniversitesi

Süleyman TÜRKEL

Çağ Üniversitesi

Erinç YELDAN

Bilkent Üniversitesi

 

OPTIMAL WIDTH OF THE IMPLICIT EXCHANGE RATE BAND,

 AND THE CENTRAL BANK’S CREDIBILITY

 

Naci CANPOLAT

(Assist. Prof., Hacettepe University, Department of Economics, 06532, ANKARA)

 

Abstract:

 

In this paper, the Central Bank’s policy decision to intervene foreign exchange markets in only excessive fluctuations will be modeled as a policy rule of an implicit (S,s) form. If the exchange rate hits S or s, the Central Bank intervenes and realigns the exchange rate. In order to determine the optimal width of the implicit exchange rate band we use the methodology of statistical ruin problem for random walks. Our results suggest two points: the Central Bank adopts such a policy due to low level of credibility, and credibility of such a policy depends upon the level of foreign reserves, the nature of the disturbances and weights put on the foreign exchange fluctuation vis-à-vis inflation and output volatility.

  

Özet:

 

Bu yazıda Merkez Bankası’nın döviz piyasasına kurdaki dalgalanmaların ancak aşırı boyutlara ulaşması durumunda müdahele edileceğine yönelik kararı örtük (S,s) biçiminde bir politika kuralı olarak modellenmiştir. Bu kurala gore Merkez Bankası döviz piyasasına eğer döviz kuru S’nin üstüne çıkar ya da s’nin altına düşerse müdahele eder ve döviz kurunu (S,s) aralığının içine çeker. Bu örtük döviz kuru bandının optimal genişliğini belirlemek için yazıda rastlantısal yürüyüşler için istatistiksel yıkım problemi metodolojisi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar iki temel başlık altında özetlenebilir: Merkez Bankası’nın düşük güvenilirliği örtük döviz kuru bandı politikasının benimsemesine neden olmuştur ve bu tür bir politika kuralının güvenilirliği Merkez Bankası’nın sahip olduğu yabancı rezerv miktarına, ekonomiyi etkileyen şokların doğasına ve döviz kuru dalgalanmaları ile enflasyon ve gelir dalgalanmalarına verilen göreli ağırlıklara bağlıdır.

 

 

PARA VE FİNANSAL KRİZLERİN ÖNCÜ GÖSTERGELERİ

 

 

Timur Han GÜR

(Yrd.Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, Beytepe/ANKARA)

timurgur@hacettepe.edu.tr

 

Ayhan TOSUNER

(Türkiye Kalkınma Bankası, a-tosuner@tkb.com.tr)

 

 Özet:

 

Bu çalışma para ve finansal krizlere ampirik yaklaşımları değerlendirmektedir. Çalışmada öncelikle kriz türleri ayrıştırılmakta ve sonrasında, ikinci nesil kriz modelleri incelenmektedir. Bu çerçevede finansal krizleri öngörerek maliyetini azaltmayı hedefleyen ampirik modellerde kullanılan kriz göstergeleri araştırılmakta ve gruplanmaktadır. İkinci nesil modeller, sinyal yakalama, krizin kökenleri ve kriz olasılığını ölçen modeller olarak üç ayrı grup içerisinde irdelenmektedir. Bu çalışma özellikle para ve finansal kriz alanında ampirik araştırmalar yapacak araştırmacılara kaynak oluşturma amacını taşımaktadır.

 

Abstract:

 

Leading Indicators of Currency and Financial Crises

 

This paper surveys the empirical literature on currency and financial crises. The first part of this study distinguishes the types of crises, and examines the second generation models of the crises. In the second part of the study, the leading indicators of crises used in the empirical models, aiming to predict the crises before they occur, are searched and classified in order to reduce the cost of such crises. The second generation models of currency and financial crises are examined under three major catagories: the models of signal extraction, the reasons and fundementals of the crises, and the models measuring the probability of crises to occur. This study aims to help the researchers who will perform empirical studies in the area of currency and financial crises.

    

 

KÜLTÜRLERARASI İŞ DEĞERLERİ ETKİLEŞİMİ: JAPON, KANADALI VE TÜRK ORTAKLI ŞİRKETLERDE KARŞILAŞTIRMALI BİR ÇALIŞMA

 

Azize ERGENELİ

 (Doç.Dr. Hacettepe Üniversitesi, İ.İ.B.F., İşletme Bölümü, 06800, ANKARA)

 

Selda Kulen SEVİN

(Dr., Bilkent Üniversitesi, Bilgisayar Teknolojisi ve Büro Yönetimi M.Y.O.,    Ticaret ve Yönetim Bölümü, Bilkent-ANKARA)

 

Özet:

 

Farklı kültürlerden gelen, dolayısıyla işe ilişkin değerleri farklı olan bireylerin, geldikleri ülkelerdeki örgütlerde bulunan yerli çalışanların işe ilişkin değerlerini ne ölçüde etkilediklerine yönelik çalışmalardan yola çıkılarak bu çalışmada, Japon ve Kanadalı ortaklı Türk şirketleriyle sadece Türk ortaklı şirket çalışanları arasında işe ilişkin değerler bakımından farklılık olup olmadığı incelenmiştir.

 

Hofstede’in işe ilişkin değerleri ölçmek için geliştirdiği anketten elde edilen verilere göre; çalışma kapsamına alınan üç şirketin çalışanları arasında işe ilişkin değerler bakımından, sadece iki değerde anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu değerlerden biri; toplumsal kültürel boyutlardan erkillikle ilgili olan yüksek kazanç fırsatlarına, diğeri ise dişillikle ilgili bulunan yöneticiyle iş ilişkilerine ilişkindir.

  

Abstract:

 

Intercultural Work Values Interaction: A Study in the Organizations with Japanese, Canadian and Turkish Partners

 

The people of different work related values and from different cultures may have an impact on the work related values of the local workforce with whom they work in the same organizations. The extent of this impact has been investigated by comparing the work related values of employees of a Turkish-only-owned organization with a Turkish-Japanese and a Turkish-Canadian partnership organizations.

 

Our data, collected using Hofstede’s work related values survey, have revealed that the work related values of those employees working in these three companies were not significantly different from each other except for two work values: high earning opportunities, related to masculinity dimension and good work relations with the manager, related to femininity dimension of national culture.

   

 

KRİZ YÖNETİMİNDE HALKLA İLİŞKİLERİN BAŞARI ŞARTLARI

 

Semra Arıkan GÜNEY

(Yrd. Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, ANKARA)

 

 

 

Özet:

 

Krizler günümüz iş dünyasının en önemli gerçeklerinden birisidir. Karşılaştıkları krizleri başarılı bir biçimde yönetmeyi başarabilen örgütler bir fırsat yakalamış olurken, krizleri etkili bir biçimde yönetemeyen işletmeler yıkıcı sonuçlarla karşı karşıya kalmaktadır. Değişik kişi ve kuruluşlara işletmenin olumlu bir biçimde tanıtılmasına, iyi ve güçlü bir işletme imajının oluşmasına ve olumsuz söylenti ve dedikoduların önlenmesine yönelik çabalar şeklinde tanımlanabilecek halkla ilişkiler işlevi kriz dönemlerinde daha önemli hale gelmektedir. Bu çalışmanın amacı kriz ve kriz yönetimine ilişkin genel bilgiler sunduktan sonra, kriz yönetiminde halkla ilişkilerin başarı şartlarını ifade etmektir. Kriz yönetiminde halkla ilişkilerin başarı şartlarını halkla ilişkiler stratejisi oluştururken bir dizi kural oluşturmak, planlamaya önem vermek, doğru kişilerden seçilmiş bir kriz ekibi oluşturmak, uygun bir sözcü bulmak ve bu kişiyi iyi bir şekilde eğitmek, eğitime önem vermek, kriz konusunda sadece medyaya değil tüm ilgililere bilgiler vermek, açık ve net mesajlar vermek, krizde medya ile ilişkilere önem vermek, teknolojinin haber alma ve yaymadaki rolünü gözönünde bulundurmak ve iletişim kanallarını en geniş şekilde kullanmak şeklinde özetlemek mümkündür.

 

Abstract:

 

The Success Conditions of Public Relations in Crisis Management

 

Crisis situations are all too real and if handled incorrectly the results can be devastating. Crisis communications is one of the most critical areas of the public relations field. This study intends to define success conditions of public relations applications in crisis management. These conditions include setting up some rules in media strategy, giving importance to the planning, building the team for crisis communications, assigning a spokesperson, training everyone to handle a crisis, communications to all audiences, conveying a clear message, giving importance to the media in dealing with the crisis, understanding the role of techology in communication.

 

 

MANAGING TECHNOLOGICAL INNOVATION THROUGH EFFECTIVE ORGANIZATIONAL LEARNING

 

Azim OZTURK

(Ass. Prof., Faculty of Economics and Administrative Sciences at Cukurova University)

 

Jongbae KIM

(Assist.Professor, in the School of Management at Silla University)

 

David WILEMON

(Prof. of Marketing and Innovation Management and Director of Syracuse University)

 

 

Abstract:

 

With the rapid change and intensive competition in the emerging global economy, the capability to capture, absorb, and develop new knowledge is a key success factor for organizations.

 

Through effective organizational learning, companies will have the speed, innovation, and quality essential to respond competently to the growing expectations of customers and to the threats of competitors. We first examine the strategic role of technological innovation and then examine the importance of organizational learning in creating and managing technology-based innovation. We then propose several factors which influence the rate and effectiveness of organizational learning. Finally, we advance several managerial implications.

 

Özet:

 

Teknolojik Yeniliğin Örgütsel Öğrenme Yolu İle Yönetimi

 

Küresel ekonomide ortaya çıkan hızlı değişim ve yoğun rekabet ortamında yeni bilgiye ulaşmak, bu bilgileri içselleştirmek ve geliştirmek firmalar için temel başarı faktörleridir. Firmalar, etkili örgütsel öğrenmeyle, rekabet tehditlerine ve müşteri beklentilerine daha hızlı, kaliteli ve yenilikçi yollarla cevap verebileceklerdir. Bu çalışmada ilk önce, teknolojik yeniliklerin stratejik rolü üzerinde durularak, örgütsel öğrenmenin teknoloji temelli yenilikleri yaratma ve yönetmedeki önemi incelenmiştir. Daha sonra, örgütsel öğrenme verimliliğini etkileyen başlıca temel faktörler açıklanarak, bunların yönetimsel uygulamaları üzerinde durulmuştur.

  

 

PERFORMANCE MEASUREMENT IN THE PUBLIC SECTOR: RISING CONCERN, PROBLEMS IN PRACTICE AND PROSPECTS

 

Uğur ÖMÜRGÖNÜLŞEN

(Research. Ass., Hacettepe University, Department of Public Administration, Ankara-TURKEY)

omur@hacettepe.edu.tr

 

Abstract:                            

 

In the face of the perpetual performance problem of the public sector, governments’ commitment to improving this performance has generated demand for performance measurement as an important financial-managerial tool for last two decades.  Economic, efficient and effective use of public money in the course of public activities can be ensured through performance measurement (performance measures and indicators).  However, the are some serious difficulties in measuring performance in the public sector due to the political and uncertain nature of public goods and services.  Therefore, there is nothing straightforward about the concept of public sector performance; and the moral and political foundations of public services as well as their performance should be taken into consideration in the public service.  This is all about the “politics of public sector performance”.             

 

Özet:  

Kamu Sektöründe Performans Ölçümü: Artan İlgi, Uygulamadaki Sorunlar ve Gelecek

 

Kamu sektörünün süreklilik arzeden performans sorunu karşısında hükümetlerin bu performansı iyileştirme yönündeki taahhütleri önemli bir mali-yönetsel araç olarak performans ölçümüne olan talebi son yirmi yıl içinde yaratmıştır.  Kamusal faaliyetler esnasında kamu parasının ekonomik, etkin ve etkili kullanımı performans ölçümü (performans ölçü ve göstergeleri) suretiyle sağlanabilir.  Bununla birlikte, kamusal mal ve hizmetlerin siyasal ve belirsiz doğası sebebiyle kamu sektöründe performans ölçümünde bazı ciddi sorunlar mevcuttur.  Bu sebeple, kamu sektörü performansı kavramı çok belirgin değildir; ve kamu hizmetlerinde hizmetin performansı kadar ahlaki ve siyasal temelleri de dikkate alınmalıdır.  Bütün bunlar “kamu sektörü performansı politikası” hakkındaki hususlardır.

 

 

TRANSFERABILITY OF ADMINISTRATIVE REFORMS: NEW PUBLIC MANAGEMENT AS AN EXAMPLE

 

Naim Kapucu

(Res. Asst., University of Pittsburgh, Graduate School of Public And International Affairs) Kapucu@Pitt.Edu

 

Muhammet Kösecik

(Assis. Prof. Dr., Pamukkale University, Faculty Of Economics & Administrative Sciences) mkosecik@pamukkale.edu.tr

 

Abstract:

 

This article begins with the examination of models of analyzing the process of policy transfer, lesson drawing and policy streams with regard to initiating and directing factors and dynamics of the process. The paper continues with the assessment of administrative reform transferring by evaluating the necessity, major themes and transferability of administrative reform. Strategies for successful administrative reform transferring are emphasized. Special reference is given to New Public Management reforms perceived as a standard model of administrative reform for most countries in the 1980s and 1990s. It is argued that there is no single approach for reforming government or transferring administrative reform. In administrative policy transferring, every country needs to create an innovative perspective according to its economic, political and social circumstances rather than an imitative one.

    

Özet:

 

Bu makale, ilk olarak, politika transferi sürecini analiz eden ders çıkarma ve politika kaynakları modellerini, politika transferi sürecini etkileyen ve yönlendiren faktörler açısından incelemektedir. Bunu, yönetsel reform transferinin gerekliliği, başlıca temaları ve transfer edilebilirliği, başarılı bir reform transferi için önemli olan stratejilerin altı çizilerek ve 1980’li ve 1990’lı yıllarda hemen hemen bütün ülkelerde yönetsel reform için standart kabul edilen ‘Yeni Kamu Yönetimi İşletmeciliği Anlayışı’ çerçevesinde yapılan reformlar göz önüne alınarak, değerlendirilmesi takip etmektedir. Sonuç olarak, hükümetlerin reform politikaları veya yönetsel reform transferi için standart bir yöntem bulunmadığı, her ülkenin kendi ekonomik, politik ve sosyal durumlarına uygun olarak, taklit edici değil yenilikçi bir model yaratmasının gerektiği tartışılmaktadır. 

   

 

TÜRKİYE’DE KADIN AKADEMİSYENLERDE CİNSİYET AYIRIMCILIĞI KONUSUNDAKİ KANILARIN ROL ÇATIŞMALARIYLA İLİŞKİSİ

 

Özlem ÖZKANLI

(Yrd.Doç.Dr., Siyasal Bilgiler Fakültesi, İşletme Bölümü, ANKARA)

 ozkanli@politics.ankara.edu.tr

 

Adil KORKMAZ

(Dr., Akdeniz Üniversitesi, Ekonometri Bölümü, ANTALYA) 

korkmaz@iibf.akdeniz.edu.tr

  

Özet:

 

Bu çalışmada temel amaç, kadın akademisyenlerin cinsiyet ayırımcılığı ile ilgili kanılarının rol çatışmaları ile arasındaki ilişkiyi rasgele bir örneklemle temsil edilen bir evrende anket, karşılıklı görüşme ve gözlem yöntemleriyle ile elde edilen verilere  “Ki-Kare Uyum İyiliği Testi”, “Kruskal-Wallis Homojenlik Testi” ve “Ki-Kare Bağımsızlık Testi” uygulayarak incelemektir. Sonuç olarak, kadın akademisyenlerin çalışma dışı yaşam alanındaki rollerinin zaman içindeki değişimleri göz önünde tutulduğunda unvanlara göre değişen cinsiyete dayalı ayırımcılık kanılarının rol çatışmasıyla yakından ilişkili olduğu saptanmıştır. 

 

Abstract:

 

The Relationship Between The Role Conflict And The Opinions About Gender Discrimination Of The Academic Women in Turkey

 

In this study, the relationship between the role conflict and the opinions about gender discrimination of academic women in Turkey have been analysed by using “The Chi-Square Independence Test”, “Kruskal-Wallis Homogeneity Test”, “The Chi-Square Goodness- of- fit Test”. As a result, taking care of changes in the roles of academic women in their non-work life, changing opinions about gender discrimination according to titles are in close relation with role conflict.

   

 

HASTANE MALİYET YAPILARI: YÖNTEMSEL KONULAR VE TAHMİNE YÖNELİK FONKSİYONEL FORMLAR

 

Zafer ÇALIŞKAN

(Arş.Gör., Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06800, ANKARA)

 

Özet:

 

Hastaneler çok ürünlü organizasyonlardır. Metodolojik yönden bakıldığında hastane maliyet analizlerinde, hastanelerin çok ürünlü niteliği sorunlar yaratmaktadır. Bu nedenle hastanelerin maliyet yapıları ile ilgili analizler yapılırken uygun tekniklerin kullanılması gerekmektedir. Neoklasik bileşik maliyet fonksiyonu ve neoklasik firma tweorisine dayanan esnek fonksiyonel formların geliştirilmesi ile birlikte hastane maliyet analizleri kolaylaşmıştır. Esnek fonksiyonel formların kullanılması ölçek maliyet minimizasyonu varsayımına dayanmaktadır. Ancak hastaneler için maliyet minimizasyonu davranışı tartışmalıdır. Bunun yanında son dönemde yapılan bir çok çalışma hastanelerin uzun dönemde dengede olmadığını varsaydığından kısa dönem hastane maliyet fonksiyonu tahmini yapmak daha uygun görülmektedir.

 

Abstract:

 

Hospital Cost Structures: Methodological Issues and Functional Forms for Estimation

 

Hospital are complex multiproduct organisations. From a metholodological perspective, the multiproduct nature of hospitals constitutes problems for the hospital cost analysis. In the analysis of a hospital cost structure, therefore, appropriate techniques should be used.

 

The development of the neoclassical joint cost function and the complementary development of the flexible functional forms, which are based on the neoclassical theory of firms, have facilitated the analysis of hospital costs. The use of flexible forms allows measuring the scale and scope economies. The neoclassical cost function assumes cost minimisation. But the cost-minimising behaviour is questionable for hospitals. Besides, the more recent studies seem to agree that hospitals generally do not operate in their long-run equilibrium and therefore it is more appropriate a short-run cost function.

Anasayfa / Home Page / Sayılar / Isues