Anasayfa / Home Page / Sayılar / Isues
|
200 3 21(1)İÇİNDEKİLER / CONTENTS
Dergimizin
bu sayısında yer alan makaleleri değerlendiren hakemlerimize
teşekkürlerimizi sunarız.
PROF.
DR. HALİME LEYLA OYGUR’UN AKADEMİK VE BEŞERİ YAŞAMI ÜZERİNE BAZI
GÖZLEMLER
Hakan
MIHCI (Yrd. Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06800, ANKARA) hakan@hacettepe.edu.tr
Özet: Bu makale aramızdan zamansız ayrılan Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Halime Leyla Oygur’un akademik ve beşeri yaşamı üzerine kimi gözlemleri ortaya koymak amacıyla yazılmıştır. Makalede zaman zaman Prof. Oygur’un kendi bilimsel çalışmalarına da göndermeler yapılmıştır. Ayrıca, çalışmanın sonunda Prof. Oygur’un özgeçmişi ve ulaşılabilen bilimsel etkinlik ve yayınlarının listesine de yer verilmiştir.
Abstract: Some
Observations on the Academic and Human Life of Professor Halime Leyla OY The aim of this paper is to evaluate the academic and human life of Professor Halime Leyla Oygur who has died before her time. In the paper, some works of Professor Oygur are also referred. Furthermore, curriculum vitae of Professor Oygur together with the list of her publications and other acdemic activities are also presented at the end of the paper.
DALGALI
KUR POLİTİKASI BİR ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ ? Prof.
Dr. Kuter ATAÇ (Hacettepe Üniversitesi, Iktisat Bölümü, 06 800, ANKARA) Özet: Bu
yazıda Türkiye’de döviz kurunun nominal çapa olarak kullanıldığı
bir istikrar programının çöküşü ve bu çöküşe yol açan ekonomik
ortam ele alınmakta ve ikame edilen dalgalı kur politikasının kısa
bir değerlendirilmesi yapılmaktadır. Abstract: Is
Floating Exchange Rate Policy A Solution? In this paper the collapse of a stabilization program based on nominal exchange rate anchor in Turkey and the economic enviroment leading to this collapse is examined and a brief assessment of floating exchange rate policy is made.
İKTİSAT VE YÖNTEMLERİ ÜZERİNE İbrahim
TANYERİ (Prof.
Dr., Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06800, ANKARA) ibrahim@hun.edu.tr Özet: Bu
makale iktisatın konusunu ve kullandığı yöntemleri inceleyip değerlendiren
bir makaledir. Birinci bölümde iktisatı mübadele ilişkileri ile sınırlandıran
iktisadi statik ve mübadele ilişkilerine ilişkin bilgi üretiminde
kullanılan a priori aksiyomatik yöntem irdelenmektedir. İkinci bölümde
sermaye birikimine bağlı olarak tedrici bir değişme süreci içinde
olan ekonomiyi bir bütün olarak ele almak yerine parçalara ayıran ve
bu parçalar içinde daha gevşek bir akıl yürütme biçimini benimseyen
kısmi teorik yöntemler incelenip değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde
ise, sermaye birikimi ve iktisadi gelişmenin iktisadi dinamiği ve a
posteriori tümevarım yöntemleri olan istatistiksel ve tarihsel yöntemler
irdelenmektedir. Abstract: On
Economics and Its Methods This paper discusses and evaluates the scope and methods of economics. The first section discusses economic statics which limits the scope of economics with exchange relations and a priori axiomatic method. The second section of the paper deals with an economy experiencing a gradual capital accumulation process. In this section partial theoretical methods which use looser forms of axiomatic method are analyzed. In the third section, economic dynamics of capital accumulation and economic development and a posteriori statistical and historical methods are discussed and evaluated. DÜŞÜNGÜSELLİK
VE LUCAS
Mine
KARA
Özet:
Önde
gelen sosyal bilim okulları ve neoklasik iktisat, ‘yapıp, eyleyen’
aktif birey anlayışından yoksundur. Eylem kavramı ile insanın düşüngü-selliği,
yani, insanın kendisi ve başkaları üzerinde gözlem yapması, düşünmesi
ve davranışlarını buna göre denetlemesi, yakından bağlantılıdır.
İlginçtir ki, neoklasik okulun içinde yer alan Lucas, düşüngüselliğe
önem veren bir iktisatçı olmuştur. Bu makale, neoklasik okulun bilgi
teorisindeki bazı temel noktaları, Lucas’ın düşüngüsellik kavramı
bağlamında irdelemekte ve Lucas’ın analizinin neden aktif birey anlayışından
uzak kaldığını ele almaktadır. Abstract: Reflexivity and Lucas Most
of the leading schools in social sciences and neoclassical economics lack
a concept of human action and active human. Reflexivity is an integral
element of a human action. Although he is one of the famous names of
neoclassic school, Lucas acknowledged the importance of reflexivity. In
this paper it is argued and criticized the underlying ontology of
neoclassic school in the context of Lucas’s approach to reflexivity,
which is fail to be related with active human.
AN
INSURANCE-BASED MODEL OF COMPENSATORY WAGE DETERMINATION Arzu
AKKOYUNLU-WIGLEY (Department of Economics, Hacettepe University, 06 800, Ankara, TURKEYarzus@hacettepe.cc.hun.edu.tr
Simon
WIGLEY (Department
of Philosophy, Bilkent University, 06800, Ankara, TURKEY wigley@bilkent.edu.tr Abstract: This paper aims to provide an account of the theory of compensating wage differentials that does not factor in the worker’s marginal productivity or measure her loss in terms of net disutility. It is argued that the worker’s claim to a productivity wage is undermined by the pervasive influence of luck. In addition a utility-based metric is rejected on the grounds that it reflects the existing inequality in the distribution of resources. We propose instead that compensatory wage differentials should be fair in the sense that they are envy-free. That is, no one prefers their combination of working conditions and compensatory wage to anyone else’s. In order to characterize the envy-free compensatory wage we employ a hypothetical insurance market where each insuree is unaware of the job she will end up in. Özet: Sigorta
Piyasası Bazlı Tazmin Edici Ücret Belirlenmesi Modeli Bu
çalışmada işçilerin marjinal verimliliklerini ve işçilerin fayda
cinsinden kayıplarının ölçümünü içermeyen tazmin edici ücret
farklılıkları teorisinin formüle edilmesi amaçlanmaktadır. İşçilerin
verimlilik ücret talepleri kişilerin kendi kontrolü dışındaki faktörlerin
etkisi nedeniyle geçersiz hale gelmektedir. Buna ek olarak fayda bazlı
bir ölçüt kaynak dağılımındaki var olan eşitsizliği yansıttığı
için reddedilmektedir. Çalışmada, bunun yerine tazmin edici ücret
farklılıklarının hiç kimsenin kendi çalışma koşulları ve tazmin
edici ücret bileşimini bir başkasınınkine tercih etmemesi anlamında
adil olması gerektiği önerilmektedir. Bu anlamda tanımlanan adil
tazmin edici ücreti karakterize edebilmek için her bir sigortalının
hangi işi elde edeceğini bilmediği varsayımsal bir sigorta piyasası
kullanılmıştır.
HUMANITY
AND SOCIETY IN THE PROCESS OF DEVELOPMENT: AN ANALYTICAL APPROACH Hakan
MIHÇI (Yrd. Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06 800, ANKARA)
Hüseyin
ÖZEL (Yrd.
Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06800, ANKARA) Abstract: The
paper, on the basis of Karl Polanyi’s account, attempts at developing an
analytical framework which argues that social relations associated with
different institutional patterns may function to facilitate market-type
relationships, a fact which is considered to be useful to understand
development process. The basic argument of the paper is that different
types of social relations or institutions can serve as “substitution
patterns” in the advancement of the economic development, as in the case
of Alexander Gerschenkron’s “degree of relative backwardness”
approach. However, it is also argued in the paper that while communal
social relations and institutions may provide a more “humane”
environment for the development process, the fact that these relations and
institutions have to operate within a market setting makes their role to
affirm “humanity” necessarily limited and distorted. Özet: Kalkınma
Sürecinde İnsan ve Toplum: Analitik Bir Yaklaşım Bu yazı, Karl Polanyi’nin görüşlerinden yola çıkarak, "cemaatçi" ilişkiler gibi geleneksel olarak piyasa dışında yer alıyormuş gibi görülen ve farklı kurumsal örüntülerle eşleşen sosyal ilişkilerin aynı zamanda, piyasa tipi ilişkileri sürdürme ve kolaylaştırma işlevini de yerine getirebileceğini ve bu olgunun kalkınma sürecinin anlaşılmasında yararlı olabileceğini ileri sürmektedir. Yazının temel savı, piyasa dışı olarak görülen farklı sosyal ilişki veya kurumların, Alexander Gerschenkron’un “göreli geri kalmışlık derecesi” yaklaşımında olduğu gibi, ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesinde kullanılabilecek “ikame örüntüleri” işlevini göreceğidir. Bununla birlikte, yazı ayrıca cemaat temelli sosyal ilişki ve kurumların, insanların sosyal varlık olma özelliklerini dikkate aldıklarından, kalkınmanın gerçekleştirilmesinde daha “insancıl” bir ortamın yaratılmasına zemin oluşturabilmelerine karşın, bu ilişki ve kurumların piyasa ortamı içerisinde işlemek zorunda olmaları nedeniyle bunların katkısının ister istemez sınırlı ve bir ölçüde çarpıtılmış olacağını da ileri sürmektedir.
THE
ENDOGENOUS MONEY GROWTH: AN OUTCOME OF HIGH BUDGET DEFICITS IN TURKEY A.
Tarkan ÇAVUŞOĞLU (Dr., Hacettepe University, Department of Public Finance, 06800, Ankara, TURKEYtarkan.cavusoglu@hacettepe.edu.tr Abstract: This
study is an attempt to reveal the characteristics of the adjustment
dynamics of the monetary transmission process in the Turkish economy.
The estimations based on the cointegration analysis of time series
confirm the presence of fiscal dominance over monetary dynamics resulting
from continuously increasing borrowing requirements of the public sector
in the period 1985-2001. The
empirical findings imply that the monetary transmission process is
characterised by the monetary accommodation of high inflation and budget
deficits, the outcome of which is an endogenous credit-money expansion in
the economy. Özet: Türkiye’deki
Yüksek Bütçe Açıklarının Bir Sonucu: İçsel Para Büyümesi Bu çalışma, Türkiye ekonomisinde parasal aktarım sürecininin uyum dinamiğinin özelliklerini ortaya çıkarma amacına yönelik bir denemedir. Zaman serilerinde eş-bütünleşme analizine dayanan tahminler, 1985-2001 döneminde, sürekli artan kamu iç borçlanma gereğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan parasal dinamikler üzerindeki mali egemenliğin varlığını doğrulamaktadır. Ampirik bulgular, parasal aktarım sürecinde, para arzının yüksek enflasyon ve bütçe açıklarına eşlik etmesinin bir sonucu olarak, kredi-para arzının ekonomide içsel genişlediğini ortaya koymaktadır
PSİKOLOJİK
GÜÇLENDİRME ALGISI VE BAZI DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLERİN ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞA
ETKİSİ Güler
SAĞLAM ARI (Dr.,
Gazi Üniversitesi, Tic. ve Tur. Eğitim Fakültesi, Gölbaşı Kampüsü,
ANKARA gsaglam@gazi.edu.tr
Azize
ERGENELİ (Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06 800, ANKARA)ergeneli@hotmail.com Özet: Bu
çalışmada, psikolojik güçlendirme algısı ile bazı demografik değişkenlerin
örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır.
Kamu ve özel sektörde yer alan bankalarda şube müdürü, müdür yardımcısı
ve şef pozisyonunda görev yapmakta olan 223 kişiden anket yoluyla bilgi
toplanmıştır. İstatistiksel analiz sonucunda örgütsel bağlılıkla
cinsiyet, yönetsel pozisyon, ve çalışma süresinin ilişkisinin olduğu
ancak eğitim düze-yinin ilişkisinin olmadığı belirlenmiştir. Öte
yandan psikolojik güçlendirme algısı ile örgütsel bağlılık arasında
da güçlü bir ilişki bulunmuştur. Abstract: The
Impact of Psychological Empowerment Perception and Some Demographic
Variables to Organızational Commitment This
research has been undertaken to determine the relationship among
psychological empowerment, certain demographic variables and
organizational commitment. A total number of
223 bank administrators, working in public and private sectors,
including branch managers, vice managers and chiefs were evaluated through
a questionnaire. Statistical analysis of the data revealed that
organizational commitment has a significant relation with gender,
managerial position, years of experience but not with educational level.
Furthermore, perception of psychological empowerment and organizational
commitment were found to be strongly related.
DUYGUSAL
ZEKAYA ETKİ EDEN DEMOGRAFİK FAKTÖRLERİN SAPTANMASINA YÖNELİK AMPİRİK
BİR ÇALIŞMA Öznur
AŞAN (Yrd. Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi, İİBF., İşletme Bölümü, 06 800, ANKARA)nur@hacettepe.edu.tr Kubilay
ÖZYER (Arş.
Gör., Hacettepe Üniversitesi, İİBF, İşletme Bölümü, 06532 ANKARA kozyer@hacettepe.edu.tr Özet: Bu
çalışma ile öğrencilerin duygusal
zekalarına etki eden demografik faktörler ampirik olarak araştırılmıştır.
Bu amaçla Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümünden 220 öğrenciye
Schutte ve arkadaşlarının (1998) hazırlamış oldukları duygusal zeka
soru ölçeği uygulanmış ve veriler SPSS paket programı aracılığıyla
analiz edilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre duygusal zeka ile cinsiyet
ve sahip olunan kardeş sayısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Abstract: An
Empirical Study for Determining The Demographic Factors That Have Effect
on Emotional Intelligence With this study, demographic factors that have effects on students’ emotional intelligence have been investigated. With this regard, the question form which had been prepared by Schutte et al. (1998) have been applied on 220 students from Hacettepe University, Department of Business Administration. The data have been analysed with SPSS computer program. According to the results, meaningful relationships have been found between emotional intelligence and gender and number of brother/sister.
GİRİŞİMCİ
ÖRGÜTSEL KÜLTÜR VE ÇALIŞANLARIN İÇ GİRİŞİMCİLİK DÜZEYİ: UYGULAMALI
BİR ÇALIŞMA Dr.
Mustafa Kemal ÖKTEM (Hacettepe
Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü, 06800, ANKARA)
Doç.
Dr. Doğan N. LEBLEBİCİ (Hacettepe
Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü, 06800, ANKARA)
Doç.
Dr. Mahmut ARSLAN (Hacettepe
Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, ANKARA)
Yrd.
Doç. Dr. Mustafa KILIÇ (Hacettepe
Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, ANKARA)
Dr.
Mehmet Devrim AYDIN (Hacettepe
Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü, 06800, ANKARA) Özet: Bu
çalışmada, “girişimci örgütsel kültürün”, “çalışanların
iç girişimcilik özelliklerine” etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın
amacına uygun olarak Hacettepe Üniversitesi Öğrenci İşleri Dairesi
ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğrenci İşleri Dairesi birimlerinde
karşılaştırmalı bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir.
Ampirik çalışmadan elde edilen bulgular çalışmanın temel hipotezini
doğrulamış ve girişimci örgüt kültürü ve örgüt personelinin iç
girişimcilik özellikleri arasında güçlü bir korelasyon saptanmıştır.
Araştırma sonuçları, öncelikle örgütsel kültürün girişimcilik
özelliklerinin geliştirilmesi sayesinde daha yaratıcı ve yenilikçi
bir işgücünün yaratılabileceğini göstermektedir. Abstract: Entrepreneur
Organizational Culture and Intrapreneurship Levels of the Personnel: A
Field Study This study aimed at examining the influence of “entrepreneur organizational culture” on the “intrapreneurship levels of the personnel”. With this aim in mind a comparative field study was conducted in Registrar’s Offices of Middle East Technical University and Hacettepe University. Findings from the empirical study verified the major hypothesis of the study and exhibited a strong correlation between the entrepreneur organizational culture and the intrapreneurship of the personnel. Thus, it can be alleged that by developing the entrepreneurship traits of the organizational culture primarily, organizations will have a greater chance to have a more creative and innovative workforce.
KÜLTÜRÜN
GİRİŞİMCİLİĞE ETKİSİ VE TÜRKİYE’DE GİRİŞİMCİLİK KÜLTÜRÜ Semra
GÜNEY (Doç.
Dr. Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü,06800, ANKARA)
Aysun
ÇETİN (Arş.Gör.
Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü,06800, ANKARA) Özet: Küreselleşmenin
etkisiyle değişime uğrayan örgütsel ve toplumsal yaşam, yönetim
literatüründe araştırılan ve tartışılan konuları da değiştirmiştir.
Bu sürecin sonuçlarından birisi, ekonomik kalkınma ve gelişmenin sağlanmasında
‘insan merkezli’ modellerin önemli bir konuma yerleşmesi ve insana
özgü üret-kenlik kabiliyeti olan ‘girişimciliğin’ önemli hale
gelmesidir. Diğeri ise, politika ve ekonomiyi çevreleyen önemli sorunların,
giderek daha fazla kültürel kavramlarla ifade edilir ve çözümlenir
olmasıdır. Bu çalışmanın amacı da, ülke-mizin ‘girişimcilik’
konusunda geldiği noktayı ‘kültür’ konusuyla ilişkilendirerek açıklamaya
çalışmaktır. Çalışmada ulusal kültürün girişimcilik üzerindeki
etkileri ve Türkiye’de girişimciliğin gelişememe nedenleri üzerinde
durulmaktadır. Abstract: The
Impact of Culture to the Entrepreneurship and Entrepreneurial Culture in
Turkey The
social and organizational life having been subject to change in the course
of time as a consequence of the effects of globalisation has led to
parallel changes in topics researched and discussed in the literature of
administration. One result of this course is that “human-centered”
models have come to rest in a significant position in economical
development and progress and that “entrepreneurship”, the productivity
power peculiar to human being, has gained
a great significance. The other result is that the important
questions surrounding policy and economy have been
to be expressed and analyzed much
more assertively in terms of culture.The purpose of this study, therefore,
is to elucidate the situation our country has reached
regarding “entrepreneurship” in connection with the topic
“culture”. For this reason, in this study, the effects of national
culture over entrepreunership is emphasized and an appeal to the reasons
why entrepreneurship couldn’t have been developed in Turkey is made.
İŞLETME
YÖNETİMİNDE MUHASEBE BİLGİ SİSTEMİ, İÇ KONTROL, VERİMLİLİK İLİŞKİSİ
VE ÖNEMİ Semra
KARACAER (Yrd.
Doç. Dr. Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölüm, 06800, ANKARA)
Nurettin
İBRAHİMOĞLU (Arş.
Gör. Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, ANKARA) Özet: Teknolojide
yaşanan gelişmeler, ulusal ve uluslararası rekabetin hızlanması, şirketler
için verimliliğin önemini daha da artırmaktadır. Şirketlerin
verimliliğinde güvenilir, doğru ve uygun zamanlı bilginin yeri ve önemi
yadsınamaz. Böyle bir bilgi ise, muhasebe bilgi sistemi ve etkin bir içkontrolle
sağlanabilir. Muhasebe bilgi sistemi; muhasebe ve yönetim organizasyon,
iç kontrol, yönetim ile ilgili bilgilerin sağlanması ve bilgi
sistemleri gibi disiplinlerle ilişkilidir. Kontrol yönetimin önemli ve
kritik bir fonksiyonudur. Kontrol sorunu yönetimsel başarısızlığa ve
büyük zararlara yol açabilir. Bu makalede, muhasebe bilgi sistemi, iç
kontrol ve verimlik ilişkisi incelenmektedir. Abstract: The
Relation Among Accounting Information System, Internal Control, And Efficiency
In Business Administration And Its Importance Improvements
in technology and acceleration of national and international competition,
increase the importance of efficiency for organizations. In efficiency of
organizations, the impact of dependable, correct and appropriate information
can not be denied. Information like that, can be obtained by accounting
information system and efficent internal control. Accounting information
system, is related with disciplines like, accounting, management and
organization, internal control, procuring information relating to management
and information systems. Control is an important and a critical function in
management. Control problem can cause, managerial failures and large scales of
loss. In this article, the relationship among accounting information system,
internal control and efficiency are examining.
DAVRANIŞSAL VE
DEMOGRAFIK DEĞİŞKENLERİN SEYAHAT ACENTASI MÜŞTERİLERİNİN BÖLÜMLENDİRİLMESİNDEKİ
ETKİLİLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Bahtışen
KAVAK (Doç.Dr.,
Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, ANKARA) bahtisenkavak@ yahoo.com Emre
Ozan AKSÖZ
(Araş.Gör. Anadolu Üniversitesi, Turizm ve Otel İşlet.
Yüksek Okulu, ESKİŞEHİR) Özet: Çalışmanın
amacı, pazar bölümlendirmede davranışsal değişkenlerin, demografik
değişkenlere göre daha etkili olabileceği varsayımını test
etmektir. Bu amaçla, araştırma seyahat acentası müşterilerinin, acenta
seçim kriterlerinin hangi değişkenlere göre anlamlı bir şekilde farklılaşacağına
yönelik olarak tasarlanmıştır. Bu noktadan hareketle, müşterilere seçim
kriterlerine verdikleri önem dereceleri anket yöntemi kullanılarak sorulmuştur.
Ayırma (Diskriminant) analizi yapılarak elde edilen sonuçlar araştırmanın
hipotezini doğrulamamıştır. Aksine, pazar bölümlendirmede her iki grup
değişkenin de kullanılması gerektiği bulunmuştur.
Abstract: An
Investigation of the Efficiency of Behavioral and Demographic Variables in
Segmentation of the Travel Agencies’ Customer Markets The
purpose of the present study is to test the proposition that behavioral
variables are more effective in segmenting markets than are demographic
variables. For this purpose, a survey is designed to assess the extent to
which these variables significantly classify the selection critera of travel
agencies’ customers. Respondents, therefore, were asked for their importance
level attributed to the selection criteria toward the travel agencies. The
results obtained from the discriminant analysis did not significantly support
the hypothesis. Instead, both behavioral and demographics variables were found
to be effective variables in market segmentation.
KARADENİZ
BÖLGESİ’NDE İŞBİRLİĞİ VE AVRUPA BİRLİĞİ’NİN KARADENİZ EKONOMİK
İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ’NE YAKLAŞIMI Emel
OSMANÇAVUŞOĞLU OKTAY (Dr.,
Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, 06800, ANKARA) Özet: Bu çalışma ile Soğuk Savaşın bitişinden sonra ortaya çıkan bölgesel dinamikleri olumlu yönde değerlendirebilmek amacıyla Türkiye tarafından 1990 yılında ortaya atılmış olan Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) Projesinin aradan geçen on yıldan fazla süre içerisinde kat ettiği yolun değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada daha köklü ve güçlü bir bölgesel entegrasyon projesi olan Avrupa Birliği’nin bölgeye bakışı ele alınmakta, iki bölgesel örgüt arasındaki muhtemel işbirliği alanları incelenmektedir. Sonuç olarak, AB’nin Karadeniz bölgesinin kendisi için önemini tekrar gözden geçirerek önümüzdeki süreç içerisinde daha yapıcı bir tutum içerisine girmesinin ve somut proje teklifleri getiren KEİ’yi desteklemesinin oluşturmaya çalıştığı güçlü ekonomik ve siyasi birliğin geleceği açısından önemli sonuçlar yaratabileceği değerlendirilmektedir. Abstract: Cooperation
in the Black Sea Region and European Union’s Approach to Black Sea Economic
Cooperation Organization This
study aims at evaluating the progress achieved by the Black Sea Economic
Cooperation (BSEC) Project since its inception by Turkey in 1990 with a view
to taking advantage of the regional dynamics generated by the ending of the
Cold War period. The paper
examines the attitude of the European Union (EU), a much more powerful and
deep rooted regional integration project, vis-à-vis the Black Sea region as
well as possible areas of cooperation between these two regional
organizations. It concludes that, by reevaluating the significance it attaches
to the Black Sea region, the European Union should adopt a more constructive
approach towards and support the Black Sea Economic Cooperation (BSEC)
Organization and the concrete cooperation projects it produces, from which it
could derive
important
benefits in the future.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||