Anasayfa / Home Page / Sayılar / Isues

2005/23(2)

İÇİNDEKİLER

 

İktisat

 

Hayriye ATİK                                   Is Development Really a Regional Matter

                                                            in Turkey before the Negotiations with the

                                                            European Union.............................................................. 1-11

 

Lütfi ERDEN                                     Türkiye’de Yerel Kalkınma ve Devletin Rolü:

Hatice KARAÇAY ÇAKMAK      Bir Yöresel Panel Veri Analizi........................................ 13-32

 

İnci KUZGUN                                   Türkiye’de Kısa Çalışma Uygulaması.......................... 33-52

 

İşletme

 

Ramazan AKBULUT                       Hisse Senetleri İMKB'de İşlem Gören

                                                            İmalat Sektöründeki Şirketlerin Finansal

                                                            Yapılarını Etkileyen Faktörler Üzerine

                                                            Yapılan Bir Araştırma..................................................... 53-82

 

Ali Ender ALTUNOĞLU                 İş Tatmini ve Organizasyon Yapısı: Kamu

Filiz KARAMAN                             Üniversiteleri Üzerine Ampirik Bir İnceleme............... 83-97

 

Pınar BAYHAN                                Kadın Yöneticilerin  Liderlik Tarzlarının

Mahmut ARSLAN                           Toplumsal Roller Açısından İncelenmesi.................... 99-120

 

Kahraman ÇATI                               Şehirlerarası Otobüs İşletmelerinde Hizmet

Selami YILDIZ                                  Kalitesinin Ölçülmesi ve Bir Uygulama....................... 121-144

 

Bahtışen KAVAK                            Uluslararası Ürün Yaşam Eğrisi Teorisinin

C. Burak GÜL                                    Varsayımlarının Ampirik Bir İncelemesi....................... 145-164

 

Azzem ÖZKAN                                Ekonomik Kriz ve Muhasebe

                                                            Uygulamalarına Bazı Yansımalar................................... 165-180

 

Ahmet SEVİÇİN                               Türkiye’de İlk 500’e Giren İşletmelerde

                                                            Rekabetçi İstihbarat Sistemi Uygulamalarına

                                                            İlişkin Bir Araştırma........................................................ 181-205

 

Uğur SOYTAŞ                                  The Role of Fixed Entry Costs in an

                                                            Evolutionary Entry Game with

                                                            Bertrand Players.............................................................. 207-219

 

Aydın ULUCAN                              Televizyon Kanallarında Reklam Çizelgelemesi:

Onur ÜLKER                                     Karışık Tam Sayılı Programlama Uygulaması.............. 221-233

 

Meliha ULUPINAR                          Belirsiz ve Dinamik Talep Altında

Ş. Armağan TARIM                        Malzeme İhtiyaç Planlaması İçin Bir

                                                            Optimizasyon Modeli..................................................... 235-256

 

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

 

Mustafa Kemal ÖKTEM                 Bilgi Teknolojileri ve Türk Kamu

Mehmet Devrim AYDIN                 Yönetiminde Dönüşüm.................................................. 257-282

 

Bican ŞAHİN                                    A Defense of Toleration on the Basis of

                                                            Skepticism: The Case of Michel de Montaigne......... 283-304

 

Yazarlara Duyuru                             ........................................................................................... 305-308

(Notes for Contributors)

  

Dergimizin bu sayısına gönderilen makaleleri değerlendiren hakemlerimize teşekkürlerimizi sunarız.

 We gratefully acknowledge the referees who kindly helped us evaluate the articles sent for the current issue of our journal.

 

 

HAKEMLER / REFEREES

 

Ramazan AKTAŞ

TOBB Ekonomi ve Ticaret Üniversitesi

Mahmut ARSLAN

Hacettepe Üniversitesi

Asım BALCI

Muğla Üniversitesi

Süleyman BAŞTERZİ

Ankara Üniversitesi (Hukuk Fak.)

Türksel Kaya BENGSHUR

TODAİE

Naci CANPOLAT

Hacettepe Üniversitesi

Selçuk CİNGİ

Başkent Üniversitesi

Emel Oktay ÇAVUŞOĞOLU

Hacettepe Üniversitesi

Azize ERGENELİ

Hacettepe Üniversitesi

Lale Tomruk GÜMÜŞLÜOĞLU

Bilkent Üniversitesi

Burak GÜNALP

Hacettepe Üniversitesi

Halit GÖNENÇ

Hacettepe Üniversitesi

Arzu İLSEV

Hacettepe Üniversitesi

Mustafa İPÇİ

Hacettepe Üniversitesi

Semra KARACAER

Hacettepe Üniversitesi

Hatice KARAÇAY

Hacettepe Üniversitesi

M. Baha KARAN

Hacettepe Üniversitesi

Mustafa KILIÇ

Hacettepe Üniversitesi

Sezer KORKMAZ

Gazi Üniversitesi

Sema KURTULUŞ

İstanbul Üniversitesi

Doğan N. LEBLEBİCİ

Hacettepe Üniversitesi

Orhan MORGİL

Hacettepe Üniversitesi

Kemal ÖKTEM

Hacettepe Üniversitesi

Burhan ÖZDEMİR

Mersin Üniversitesi

Hüseyin ÖZEL

Hacettepe Üniversitesi

Leyla ÖZER

Hacettepe Üniversitesi

Özlem ÖZKANLI

Ankara Üniversitesi  (SBF)

Halil SARIASLAN

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)

İbrahim TANYERİ

Hacettepe Üniversitesi

Mustafa TÜRKEŞ

Orta Doğu Teknik Üniversitersi

Aydın ULUCAN

Hacettepe Üniversitesi

Mithat ÜNER

Gazi Üniversitesi

Simon WIGLEY

Bilkent Üniversitesi

 

IS DEVELOPMENT REALLY A REGIONAL MATTER IN TURKEY BEFORE THE NEGOTIATIONS WITH THE EUROPEAN UNION

 

Hayriye ATİK

(Doç. Dr., Erciyes Üniversitesi, İktisat Bölümü, 38039, KAYSERİ, atik@erciyes.edu.tr)

 

Abstract

 

The European Union (EU) has raised the argument that East Anatolia and Southeast Anatolia regions of Turkey contain relatively less developed provinces than the others in its annual progress reports. Regional inequalities are also stressed in the last progress report issued on 6th December 2004 by the EU. In this paper, this argument has been tested by applying multivariate statistical techniques (principal component analysis and cluster analysis) to 26 development indicators grouped as economic, social, educational and health variables. The results of empirical analysis indicated that all provinces in East Anatolia and Southeast Anatolia do not appear as a separate group.

 

Keywords: Economic development, development indicators, the measurement of development, the European Union.

 

Öz

 

Gelişme, Avrupa Birliği ile Müzakerelerden önce Türkiye’de Gerçekten Bölgesel Bir Mesele midir?

 

Avrupa Birliği, yıllık ilerleme raporlarında Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin diğer bölgelere göre daha az gelişmiş illerden oluştuğu iddiasını ileri sürmüştür. Bölgesel dengesizlikler, 6 Aralık 2004 tarihinde yayınlanan son ilerleme raporunda da vurgulanmıştır. Bu makalede, bu iddia ekonomik, sosyal, eğitim ve sağlık olmak üzere dört grupta toplanan 26 gelişme göstergesi kullanılarak çok değişkenli istatistiksel analiz yöntemleri (temel bileşenler analizi ve kümeleme analizi) yardımıyla test edilmiştir. Ampirik analiz sonuçları Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yer alan illerin diğer illerden farlık olarak ayrı bir grupta ortaya çıkmadığını göstermiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Ekonomik kalkınma, kalkınma göstergeleri, ekonomik kalkınmanın ölçülmesi, Avrupa Birliği.

TÜRKİYE’DE YEREL KALKINMA VE DEVLETİN ROLÜ: BİR YÖRESEL PANEL VERİ ANALİZİ

 

Lütfi ERDEN

(Dr.,Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, lerden@hacettepe.edu.tr)

Hatice KARAÇAY ÇAKMAK

(Dr.,Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, hatice@hacettepe.edu.tr)

 

Öz

 

Bu çalışmada, Türkiye’de devletin yerel kalkınmadaki aktif rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Ekonometrik bir modelle, Türkiye’de yeni sanayi odaklarının gelişimindeki devletin rolü, üç kamu destekleme politikası (yatırım teşvikleri, krediler ve kamu yatırımları) aracılığıyla ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Türkiye’deki 24 yöreden alınan panel veri seti kullanılarak ve farklı çapraz kesit etki spesifikasyonları değerlendiri-lerek tahmin edilen modeller sonucunda, kamu yatırımları ile özel yatırımlar arasında tamamlayıcı bir ilişki bulunmuş, ancak diğer iki politikanın etkisi yakalanamamıştır. Çalışmada, elde edilen sonuçlar çerçevesinde, bu yeni sanayi odaklarının gelişiminin belli bir ivme kazanması için devletin kamu yatırımlarına ağırlık verilmesi gereğinin altı çizilmiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Yerel kalkınma, devletin rolü, kamu yatırımları.

 

Abstract

 

Local Development and the Role of Government: An Analysis of a Panel of Counties Turkey

 

The central objective of this study is to examine the role of government on local development in Turkey. Constructing an empirical model of private investment in manufacturing, the role of government on the development of new industrial districts is investigated, with the emphasis on the effects of investment subsidies, the volume of credits and public investment. Using panel data from 24 counties in Turkey, the econometric model is estimated employing different specifications of cross-section specific effects. The results suggest that there is complementary relationship between public and private investment in manufacturing. Nonetheless, the findings indicate no effects of the other policy actions. As a result, the study highlights the role of public investment in facilitating potential/new industrial districts to improve and develop more rapidly. 

 

Keywords: Local development, Role of government, Public investment.

 

TÜRKİYE’DE KISA ÇALIŞMA

 

İnci KUZGUN

(Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, kuzgun@hacettepe.edu.tr)

 

Öz

 

4857 sayılı İş Kanununda işverenlerin ekonomik kriz ve zorunlu nedenlerle çalışma saatlerini azaltmaları mümkün kılınmıştır. Bu şartlar altında, işverenler için işgücü maliyetinin azaltılması amaçlanmaktadır. Bu yaklaşım, küreselleşmenin neden olduğu uluslararası rekabetin Türkiye ekonomisi üzerindeki artan baskısının ve Türkiye’deki işsizliğin yansımasıdır.

 

Anahtar Sözcükler: Çalışma sürelerinin azaltılması, zorunlu nedenler, ekonomik kriz, küreseleşme.

 

Abstract

 

Short Work in Turkey

 

In the Labour Code 4857 permits the employers to reduce the working hours in times of economic crisis and in cases of force major. Under these circumstances, it is aimed to reduce the labour cost for the employers. This approach is the reflection of the increasing pressure of ınternational competetion on Turkish economy caused by the globalization and the unemployment in Turkey.

 

Keywords: Reducing the working hours, in the cases of force major, economic crisis, globalization.

HİSSE SENETLERİ İMKB'DE İŞLEM GÖREN İMALAT SEKTÖRÜNDEKİ ŞİRKETLERİN FİNANSAL YAPILARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ÜZERİNE YAPILAN BİR ARAŞTIRMA

 

Ramazan AKBULUT

(Dr., Harran Üniversitesi, İİBF, Osmanbey Kampüsü, 63300, ŞANLIURFA, Ramazanakbulut@yahoo.com)

 

Öz

 

Araştırmanın temel amacı işletmelerin finansal yapılarını etkileyen faktörleri belirlemektir. Bu çerçevede konu teorik ve ampirik olarak incelenmiştir. Teorik kısımda konu hakkında geçmişten günümüze kadar ortaya konulmuş olan sermaye yapısı teorileri açıklanmış ve araştırma ile ilgili olarak finans yazınında yapılmış olan çalışmalardan elde edilen sonuçlara da yer verilmiştir. Ampirik kısımda hisse senetleri İMKB'de işlem gören imalat sektöründeki şirketlerin 1995-2000 dönemine ilişkin finansal tabloları kullanılmıştır. İlk önce imalat sektörünün alt sektörleri ve finansal yapıları arasındaki ilişki tek yönlü varyans analizi ile incelenmiştir. Daha sonra söz konusu şirketler finansal yapılarına göre kümeleme analizi ile kaldıraç gruplarına ayrıştırılmıştır. Bu kaldıraç gruplarına göre büyüklükle finansal yapı arasındaki ilişki yine tek yönlü varyans analizi ve çoklu ayrışım analizi ile araştırılmıştır. Son olarak da bu kaldıraç gruplarına göre faaliyet kaldıracı ile finansal yapı arasındaki ilişki hem tek yönlü varyans analizi ile hem de çoklu ayrışım analizi ile araştırılmıştır. Araştırma sonucunda finansal yapıların altsektörlere göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Büyüklükle finansal yapı arasında beklenen pozitif bir ilişki elde edilememiştir. Finansal yapı ile faaliyet kaldıracı arasında negatif bir ilişki elde edilmiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Sermaye yapısı, imalat sektörü, faaliyet kaldıracı, büyüklük, karlılık

 

Abstract

 

An Empiricial Analysis of Factors that Affect Financial Structure of the Companies in Manufacturing Sector which are Quoted to the Istanbul Stock Exchange (ISE)

 

The aim of this study is to determine the factors that affect financial structure of the companies. In this framework; the subject was examined in both theoretical and an empirical dimension. In theoretical part; the capital structure theories from past till today were explained, and the results obtained from the researches concerning the subject in finance literature were mentioned. In empirical part, firstly the relationship between the subsectors of the manufacturing sector and their financial structure has been analysed through one -way analysis of variance using data between the years 1995–2000 obtained from the financial statements of the companies in manufacturing sector which are quoted to the Istanbul Stock Exchange (ISE). Then the companies were decomposed into financial leverage groups according to financial structure by cluster analysis. According to these leverage groups, relationship between size of the company and financial structure was examined again with the one - way analysis of variance and multiple discrimination analysis. Finally, according to the leverage groups, relationship between financial structure and operating leverage was investigated by both one-way analysis of variance and multiple discrimination analysis. At the end of the research, it was found that financial structure are differentiated according to the subsectors. The positive relationship expected between the company size and financial structure could not be found. Negative relationship was found between the financial structure and operating leverage.

 

Keywords: Capital structure, manufacturing industry, operating leverage, size, profotability.

 

İŞ TATMİNİ VE ORGANİZASYON YAPISI:

KAMU ÜNİVERSİTELERİ ÜZERİNE AMPİRİK BİR İNCELEME

 

Ali Ender ALTUNOĞLU

(Yrd.Doç.Dr., Adnan Menderes Üniversitesi, İşletme Bölümü, 09800, Nazilli-AYDIN, aealtunoglu@adu.edu.tr)

Filiz KARAMAN

                                            (Yrd.Doç.Dr.,Yeditepe Üniversitesi, İktisat Bölümü, Erenköy-İSTANBUL, filiz_karaman@hotmail.com)

 

Öz

 

İş tatmini, sıkça çalışılan konulardan biridir. Ancak, çok az sayıda araştırma, çalışanların iş tatmini ile organizasyon yapısına ilişkin faktörler arasındaki ilişkileri incelemiştir. Dahası, bunlardan çok azı akademisyenlerin iş tatmini üzerinedir. Bu çalışmanın amacı, bu boşluğu doldurabilmek ve Türkiye’de kamu üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin iş tatmini düzeylerinin örgüt yapılarından nasıl etkilendiğini ortaya koymaktır. Bu amaçla anket çalışması uygulanmış ve anket formu sekiz kamu üniversitesinden 152 farklı öğretim elemanınca doldurulmuştur. Uygulanan regresyon analizi sonuçlarına göre prosedürlerin standartlaştırılmasının iş tatmini düzeyi üzerine negatif etkisi varken, bilgi akışının varlığı ve yaratıcılık değişkenlerinin etkileri pozitif olmuştur. İncelenen diğer iki değişkenin, otorite ve kontrol, etkisi açıklanamamıştır.

 

Anahtar Sözcükler: İş tatmini, organizasyon yapısı, formalleşme, kontrol.

 

Abstract

 

Job Satisfaction and Organisation Structure: An Empirical Study on Public Universities

 

Job satisfaction is one the mostly studied subjects. However, a few research focused the relationships between job satisfaction and organization structural variables. Moreover, there are so few studies concerning with academics’ job satisfaction level. The aims of this research are to fill this gap and to point out how organizational variables might affect job satisfaction level of academics working in Turkish public universities. To achieve these aims, the data were collected from 152 academics working in different eight puplic universities. According to regrassion analysis results, while job satisfaction is positively related to information flow and innovation, there is a negative relationship between jo satisfaction and standardization of procedures. The affects of autority and control over job satisfaction can not be explained in this reseach.

 

Keywords: Job satisfaction, structure, formalisation, control.

 

KADIN YÖNETİCİLERİN  LİDERLİK TARZLARININ TOPLUMSAL ROLLER AÇISINDAN İNCELENMESİ

 

Pınar BAYHAN

(Arş.Gör., Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü 06800, Beytepe-ANKARA, pbayhan@hacettepe.edu.tr)

Mahmut ARSLAN

(Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, marslan@hacettepe.edu.tr)

 

Öz

 

Bu çalışmanın amacı kadın ve erkek yöneticilerin liderlik tarzlarının farklı olup olmadığını belirlemek ve kadın yöneticilerin liderlik davranışlarını toplumsal roller açısından incelemektir. Bu amaçla veriler üniversitelerdeki akademik birimlerden ve üniversitelere bağlı hastanelerin yöneticilerinden toplanmıştır. Elde edilen verilere göre, kadın yöneticiler kişi ve ilişki odaklı, erkek yöneticiler ise daha fazla görev odaklı liderlik davranışı göstermektedirler. Çalışmada ayrıca üniversite yöneticileri ile hastane yöneticilerinin liderlik tarzları da araştırılmıştır.

 

Anahtar Sözcükler: Kadın yöneticiler, liderlik davranışları, toplumsal roller.

 

Abstract

An Analysis of Leadership Styles of Women Managers in terms of Gender Roles

 

The purpose of this study is to differentiate leadership styles of women and men and to analyze women’s leadership behavior in terms of their gender roles. For this purpose, the data was collected from managers in university departments and hospitals. It was concluded that women managers are more inclined than men to show person and relation oriented leadership behavior. However, men are more task-oriented. Besides, the study examined the leadership styles of academic managers and hospital managers.

 

Keywords: Women managers, leadership behavior, gender roles.

 

ŞEHİRLERARASI OTOBÜS İŞLETMELERİNDE HİZMET KALİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ VE BİR UYGULAMA

 

Kahraman ÇATI

(Yrd.Doç.Dr., Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Akçakoca MYO, BOLU, kcati@mynet.com)

M. Selami YILDIZ

(Yrd.Doç.Dr., Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Akçakoca MYO, BOLU, mselamiyildiz@yahoo.com)

 

Öz

 

Bu çalışmanın amacı, merkezi Sivas ili olan otobüs firmalarının sunmuş olduğu hizmetlerin kalitesini SERVQUAL modeli ile ölçmektir. Ayrıca, firma müşterilerinin demografik özelliklerini, firmalardan beklenti ve algılarını, firmalardan memnuniyet derecelerini ve memnuniyetleri ile demografik özellikleri arasında ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Çalışmada anket metodu kullanılmıştır. Anket sonucu elde edilen veriler, SPSS paket programında değerlendirilmiştir. Faktör analizi uygulaması sonucunda beş faktör ortaya çıkmıştır. Bu faktörler; “somut öğeler, müşteriyi anlamak, nezaket, güvenirlik ve istekli olmak” şeklindedir. Faktörlerden en kalitelisi “somut öğeler”, en kalitesizi ise “istekli olmak”  olarak belirlenmiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Hizmet, hizmet kalitesi, ulaşım hizmetlerinde kalite.

 

Abstract

                                                    Quality Measuring the Service in Long-Distance Bus Businesses and an Application

The aim of this study measure the service quality of bus transportation companies located in Sivas by using SERVQUAL model. Furthermore, aim of this study determines customers’ demographic characteristics, their expectations from the companies and their perceptions, the level of their satisfaction and the relation between the level of satisfaction and customers’ demographic characteristics. İn this study the questionnaire method is used. The output data of the questionnaries are evaluated by using SPSS program. In the result of analysis five factors emerged. These factors are “tangibility, understanding customer, delicacy, reliability and willingness”. Tangibility is the best and willingness is the worst quality of factors of  this study.

 

Keywords:  Service, service quality, quality in service transport.

 

ULUSLARARASI ÜRÜN YAŞAM EĞRİSİ TEORİSİNİN VARSAYIMLARININ  AMPİRİK BİR İNCELEMESİ

                                                                      

Bahtışen KAVAK

                                             (Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, bahtisenkavak@yahoo.com)

C. Burak GÜL

 

Öz

 

Çalışmanın amacı, çok uluslu firmaların ürün politikalarını belirlemele-rinde yararlı bir araç olarak düşünülen uluslararası ürün yaşam eğrisi teorisinin varsayımlarını ampirik olarak incelemektir. Bu amaçla önce, televizyon alıcısı ürününün üretim değerleri kullanılarak uluslararası yaşam eğrisi oluşturulmuş ve dönemlerin başlangıç ve bitiş noktalarının öngörüle-bilirliği kanıtlanmıştır. Ardından, ürüne ait dünya toplam ihracat ve ithalat verilerinin analizi yapılmıştır. Sonuçlar uluslararası ürün yaşam eğrisi teorisinin varsayımlarını destekler niteliktedir.

 

Anahtar Sözcükler: Uluslararası ürün yaşam eğrisi teorisi, uluslararası pazarlama.

 

Abstract

 

An Empirical Examination on the Assumption of International   Product Life Cycle Theory 

 

The purpose of this study is to empirically examine the assumptions of international product life cycle theory, which is conceived of as an effective tool for multinational corporations in building their product strategies. For this purpose, the international product life cycle for the amount of production of television receivers was established, and the predictability of beginning and ending point of stages were proved. Then, the total worlds’ import and export data of television receivers were processed. The results are supported the assumptions of the international product life cycle theory.

 

Keywords: International product life cycle theory, international marketing.

 

EKONOMİK KRİZ VE MUHASEBE UYGULAMALARINA BAZI YANSIMALAR

 

Azzem ÖZKAN

(Yrd.Doç.Dr., Erciyes Üniversitesi, İşletme Bölümü, KAYSERİ, azzem@erciyes.edu.tr)

 

Öz

 

Bir ülkede meydana gelen para, bankacılık, dış borç, ödemeler dengesi veya reel sektör krizleri makro açıdan ülke ekonomisini, mikro açıdan da işletmeleri genellikle olumsuz yönde etkiler. Krizle birlikte ortaya çıkan döviz kuru artışları, para ve sermaye piyasasındaki gelişmeler, değişken faizli borçlanma-dan kaynaklanan finansman giderleri, düşük kapasite kullanımından doğan boş kapasite maliyetleri işletmenin mali tablolarını da doğrudan etkiler. Etkinin büyüklüğü ve yönü krizin niteliğine ve uygulanan muhasebe politikasına göre değişir. Bu bakımdan kriz dönemlerinde uygulanan muhasebe politikaları ve krizin mali tablo üzerindeki etkisi olağan faaliyetlerden ayrı bir başlık altında veya mali tablo dipnotlarında raporlanmalıdır. Zira bu, muhasebenin tam açıklama, sosyal sorumluluk ve kamunun aydınlatılması ilkelerinin bir gereğidir.

 

Anahtar Sözcükler: Ekonomik kriz, muhasebe, mali tablo.

 

Abstract

Economic Crisis and Reflections on Accounting Practices

 

Economic crisis such as banking, foreign debt, balance of payments and reel sector affect negatively both economy and business in terms of macro and micro respectively. Most direct effect of the crisis on accounting occurs in financial statements. Reflection of the crisis on financial statements have realized through exchange rate increases, irregularity in money and capital markets, financial costs emerging from variable-based interest rate, and costs derived from idle capacity usage. The greatness of the effect and its direction depends on character of the crisis and accounting policies adapted. Therefore, adapted accounting policies in the period of the crisis should be disclosed in footnote of financial statements. If needed, the effect of the crisis on financial statements should take place in financial statements under a separate title. This approach is more consistent with public disclosure and accounting principles such as full disclosure and social accountability.

 

Keywords: Economic crisis, accounting, financial statement.

 

TÜRKİYE’DE İLK 500’E GİREN İŞLETMELERDE REKABETÇİ İSTİHBARAT SİSTEMİ UYGULAMALARINA İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMA

 

Ahmet SEVİÇİN

(Dr., Mersin Üniversitesi, İşletme Bölümü, 33343, MERSİN, ahmets@mersin.edu.tr)

Öz

 

Dünyada rekabetçi istihbarat sistemi (RİS) uygulamaları ve bu uygulamalara ilişkin araştırmalar her geçen gün artmasına rağmen, Türkiye’de işletmelerin RİS uygulamaları hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu çalışma; temel olarak, bu konudaki açığın kapatılmasına katkıda bulunmayı amaçlamakta;  spesifik olarak da, Türkiye’de ilk 500’e giren büyük işletmelerde RİS uygulamalarının ne kadar yaygın olduğunu ve nasıl uygulandığını belirlemeyi amaçlayan bir araştırmanın bulgularını sunmaktadır. Araştırmada anket ile veri toplama tekniği kullanılmıştır. Bu araştırmanın temel sonuçları şunlardır: Araştırmaya dahil olan işletmeler, rekabetçi istihbarat faaliyetlerini işletmelerinin başarısı için önemli bulmaktadırlar ve sürekli bu faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Yakın bir gelecekte, artan rekabetin yoğunluğu ile birlikte istihbarat faaliyetlerinin de artacağını belirtmektedirler. Ancak, işletmeler bugün için istihbarat faaliyetlerini  ayrı bir RİS birimi oluşturmadan, pazarlama departmanları tarafından informel bir şekilde yerine getirmektedirler.

 

Anahtar Sözcükler: Rekabetçi istihbarat, işletme.

Abstract

 

A Research of Competitive Intelligence System Practices on the Top 500 Companies in Turkey

 

Even though there is an increase in practices of competitive intelligence system (CIS) and in researches related to these practices around the world, there is a limited scientific knowledge about CIS practices of companies running in Turkey. This study represents the findings of the research that aimed mainly to make a contribution to remedy this gap and specifically to determine how common CI activities are and how CI activities are currently applied in large top 500 companies in Turkey. The research was conducted by a questionnaire. The main results of this research indicate that the responded companies see competitive intelligence activities as an important factor for success of their companies, and they carry out these activities continuously. Furthermore, they indicate that their intelligence activities will increase alongside increasing competition in a near future. On the other hand, for presently, they carry out competitive intelligence activities mostly in an informal way by marketing departments, without establishing a separate CIS department.

 

Keywords: Competitive intelligence, business.

 

THE ROLE OF FIXED ENTRY COSTS IN AN EVOLUTIONARY ENTRY GAME WITH BERTRAND PLAYERS

 

Uğur SOYTAŞ

(Yrd.Doç.Dr., ODTÜ, İşletme Bölümü, 06531, ANKARA,  soytas@ba.metu.edu.tr)

Abstract

 

This paper analyzes the role of fixed costs in an evolutionary entry game with Bertrand players. A stable state fails to exist when entry is free, regardless of whether capacity constraints are present or not. When a fixed entry cost is introduced, there is a unique evolutionarily stable strategy (ESS) identical to the ESS outcome of Soytas and Becker (2003) and resembling the separating equilibrium of Milgrom and Roberts (1982). The unique ESS emerges even when capacity constraints are imposed. However, the fixed cost must be sufficiently large for the ESS to prevail if the incumbent has capacity limitations.

 

Keywords: Fixed costs, capacity constraints, entry, Bertrand competition, ESS.

 

Öz

 

Bertrand Oyunculu Evrimsel Piyasaya Giriş Oyununda Sabit Maliyetlerin Rolü

 

Bu makalede fiyat bazlı rekabet eden oyuncuların bulunduğu evrimsel bir piyasaya giriş oyununda sabit maliyetlerin rolü incelenmiştir. Kapasite kısıtlamaları olsun veya olmasın, giriş serbest iken popülasyonun kararlı bir dengesi yoktur. Sabit maliyetler modele eklendiğinde ise tek bir evrimsel kararlı stratejiler vektörü ortaya çıkmaktadır. Bu evrimsel kararlı stratejiler Soytas ve Becker (2003) de bulunan evrimsel kararlı stratejilere ve Milgrom ve Roberts’ın (1982) ortaya koyduğu ayrıştırılabilir dengedeki stratejilere benzeşmektedir. Fakat kapasite kısıtlamaları söz konusuyken bulunan dengenin kararlı olabilmesi için sabit maliyetlerin yeterince büyük olması gerekmektedir.

 

Anahtar Sözcükler: Sabit maliyetler, kapasite kısıtları, giriş, Bertrand
rekabeti, evrimsel kararlı stratejiler.

 

TELEVİZYON KANALLARINDA REKLAM ÇİZELGELEMESİ: KARIŞIK TAM SAYILI POGRAMLAMA UYGULAMASI

 

Aydın ULUCAN

(Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, aulucan@hacettepe.edu.tr)

Onur ÜLKER

(Arş.Gör., Hacettepe Üniversitesi, Ağaçişleri Endüstri Müh. Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA)

 

Öz

 

Son yıllarda televizyon kanallarının sayısındaki artış, dijital yayınların ve kablolu TV yayınlarının artışına sebep olmuştur. Gelişen rekabetle birlikte, televizyon reklamcılığı büyük önem kazanmış, ticari işletmeler, reklam bütçelerinin çoğunu televizyon reklamlarına ayırmışlardır. Televizyon kanalları, reklam satışlarının karlılığını ve verimliliğini artırmak için profesyonel reklam çizelgeleme tekniklerine ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, reklam satış çizelgelerini oluşturmak için pek çok yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemlerden en önemlileri, bütünleşik reklam optimizasyon planlaması ve toplam izlenme oranları modelidir. Son yıllarda, TV kanallarındaki artış ve talep fazlasından dolayı, toplam izlenme modelin kapsamının geliştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur. Uygulaması yapılan model, satış planlaması optimizasyon modeli olarak isimlendirilir. Sayısal verilere bağlı olan satış planlaması optimizasyon modeli, reklam planlarının optimize edilmesinde çok etkili bir yöntemdir; televizyon kanalları için çok değerli reklam kuşaklarının verimli bir şekilde pazarlanmasını sağlamaktadır. Satış planlaması optimizasyon modeli, tam sayılı doğrusal programlama tekniğine dayalı olarak çalışmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’ de faaliyet gösteren televizyon kanallarının reklam çizelgeleme teknikleri incelenmiş, satış planlaması optimizasyon modeli, Türkiye’nin önde gelen kanallarından birisine uygulanmıştır. Karar değişkenlerinin çokluğundan dolayı, GAMS ve CPLEX programları modelleme ve çözüm için kullanılmıştır.

 

Anahtar Sözcükler: Karışık tamsayı programlama, optimizasyon, çizelgeleme.

 

Abstract

 

Advertisement Scheduling in Television Channels: An Application of Mixed Integer Programming

 

In recent years, the increment in the number of TV channels, increased the digital broadcasting and wired homes. Developing of convalescence, television advertising has become much more important, commercial companies allocate their advertisement budgets on TV ads. TV channels need professional advertisement scheduling techniques in order to increase spot sales profitability and productivities. As per date, many methods have been evaluated in spot scheduling. The most important ones are, ‘integrated advertisement optimization planning’ and ‘aggregate rating model’. Because of the excess demand and the increase in TV channels in recent years, improvement of the aggregate rating model has become necessary. The improved model is named as sales planning optimization model. Quantitative data related sales planning optimization model is an effective method in the optimization of advertisement plans; sales planning optimization model provides effective marketing in slots which are precious for TV channels. Sales planning optimization model operates related to integer programming technique. In this study, spot scheduling techniques used by the TV channels performing in Turkey were analyzed; and the sales planning optimization model was applied on one of the leading channels. Because of the abundance in decision variables, GAMS and CPLEX programs were used.   

 

Keywords: Mixed integer programming, optimization, scheduling.

 

BELİRSİZ VE DİNAMİK TALEP ALTINDA MALZEME İHTİYAÇ PLANLAMASI İÇİN BİR OPTİMİZASYON MODELİ

 

Meliha ULUPINAR

(Dr., Hacettepe Üniversitesi, Ağaçişleri End. Müh. Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, meliha@hacettepe.edu.tr)

Ş. Armağan TARIM

                                     (Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi, İşletme Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, armagan.tarim@hacettepe.edu.tr)

 

Öz

 

Çok yaygın olarak kullanımına rağmen MRP sistemleri hala birçok zayıfığı bünyesinde taşımaktadır. Birincisi, talepteki belirsizliğin MRP modellerine etkin şekilde katılmamasıdır. Belirsizlik gösteren talebin, olasılık dağılım fonksiyonu yerine, beklenen talep olarak MRP modelinde dikkate alınması, optimal çözümden sapmalara neden olmaktadır. İkinci sorun ise, MRP’de sistem sinirliliğidir; planlanan siparişlerin durağan olmaması durumudur. Üretim sürecinin bir aşamasındaki durağan olmama durumu tüm sistemi olumsuz etkilemektedir. MRP’deki zayıflıkları giderebilmek için Tarım-Kingsman’ın tek ve çok kademeli stok sistemleri için dinamik-stokastik talebi karşılamaya yönelik geliştirdiği matematiksel model MRP sistemlerine uyarlanmıştır. Bu yöntemle, MRP’de optimum sonucu verecek sipariş miktarları ve zamanları tespit edilmiştir. Hangi dönemde, hangi üst sınıra kadar sipariş verilmesi gerektiğini planlama ufkunun başında belirleyen Tarım-Kingsman’ın çalışması MRP sistemini de sinirlilikten uzaklaştıracak potansiyele sahiptir.

 

Anahtar Sözcükler: Malzeme ihtiyaç planlama, belirsizlik, sinirlilik.

 

Abstract

 

An Optimization Model for Material Requirement Planning Under Stochastıc Dynamic Demand

 

Although MRP has advantages over statistical inventory control, it has some weak points. One is that uncertainty on demand cannot be added effectively to the MRP models. Another weakness is the system nervousness, which is the state of non-stagnancy of the planned orders. This situation in one step of production process affects the whole system. Mathematical model, aimed at meeting the dynamic-stochastic demand developed by Tarım-Kingsman for single and multi-level inventory systems, to eliminate the weaknesses in MRP, adapted to MRP. By this method, order amounts and periods determined those would give the optimum result. In addition, the study of Tarım-Kingsman that determines, at the beginning of the planning, up to which upper limit the orders have to be recieved has a potential to take the system nervousness away from the MRP system.

 

Keywords: Material requirement planning, uncertainty, nervousness.

 

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE

TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE DÖNÜŞÜM

 

Mustafa Kemal ÖKTEM

(Yrd.Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, kemalok@hacettepe.edu.tr)

Mehmet Devrim AYDIN

(Dr., Hacettepe Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü, 06800, Beytepe-ANKARA, mdaydin@hacettepe.edu.tr)

 

Öz

 

Çağımızda Bilgi Teknolojileri (BT) uygulamalarının hem kamu yönetimi hem de diğer alanlarda önemli dönüşümler yaratması beklen-mektedir. Çalışmanın birinci bölümünde, bu beklentiler; “örgüt geliştir-me” ve “verimlilik” başlıkları altında tartışılmaktadır. İkinci bölümde ise, söz konusu tartışmalardan hareketle, Türk Kamu Yönetiminde BT dönüşümünün gerçekleştirilebilmesi için geliştirilen öneriler dört ana başlık halinde sunulmaktadır: “BT Strateji ve Koordinasyon Birimi”nin etkili çalışması; kamu ortak veri tabanının yaratılması amacıyla bir “Kamu Yönetimi Bilgi Sistemi”nin kurulması; “akıllı kart” uygulamasına geçilmesi ve son olarak da vatandaşların tek bir web sitesinden tüm kamu kurumlarına “etkileşimli erişimi”nin sağlanması. Bu sayede Türkiye’de kamu hizmetlerinin Bilgi Toplumunun standartlarına ulaşması sürecinde büyük bir dönüşümün yaşanabileceği düşünülmektedir.

 

Anahtar Sözcükler: Bilgi teknolojileri, örgüt geliştirme, verimlilik, kamu yönetimi.

 

Abstract

 

Information Technologies and Transformation of Turkish Public Administration

 

Information Technologies (IT) are expected to make a considerable impact on the government and other fields of society. In the first part of this study, those expectations are discussed with respect to “organizational development” and “productivity”. In the light of conclusions drawn through those discussions, the second part of the study particularly dwells on the means to achieve IT transformation in Turkish Public Administration. Suggestions developed in the study were categorized under four headings: “IT Strategy and Coordination Unit”; “Public Administration Information System”; “Smart Cards” and “Interactive Government Portal”. By means of this inclusive strategy, Turkish Public Administration will most likely gain a new impetus in catching up with the standards of Information Society.

 

Keywords: Information technologies, organizational development, productivity, public administration.

 

A DEFENSE OF TOLERATION ON THE BASIS OF SKEPTICISM: THE CASE OF MICHEL DE MONTAIGNE

 

Bican ŞAHİN

(Dr., Hacettepe University, Department of Political Science and Public Administration, 06800, Beytepe-ANKARA, bican@hacettepe.edu.tr)

 

Abstract

               

This article examines the relationship between the concepts of toleration and skepticism. Since the emergence of toleration, around the 16th and 17th centuries, skepticism has been one of the foundations on which toleration was based. However, because skepticism questions the possibility of acquiring knowledge with certitude, toleration that is based on skepticism is always on shaky grounds. Accordingly, one can always advance the thesis that “if it is impossible to know, then, perhaps intolerance may not be a bad thing”. Thus, it can be seen that the relationship between toleration and skepticism is not a direct one. In order for us to reach toleration that is based on skepticism, we need to have a certain interpretation of skepticism. Michel de Montaigne provides us with such an interpretation. Therefore, Montaigne’s justification of toleration that is based on skepticism forms the main focal point of this article.

 

Keywords: Toleration, skepticism, pyrrhonism, academic skepticism, Montaigne.

 

Öz

Şüphecilik Temelinde Hoşgörünün Bir Savunusu:

Michel de Montaigne Örneği

 

Bu makale, hoşgörü kavramı ve şüphecilik arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Hoşgörünün 16. ve 17. yüzyıllar civarında ortaya çıkmasından bu yana, şüphecilik onun üzerinde temellendirildiği zeminlerden birisi olmuştur. Bununla beraber, şüpheciliğin kesin bilginin imkanını sorgulamasından dolayı, şüphecilik üzerinde temellendirilen hoşgörü daima sallantılı bir zemin üzerindedir. Buna göre, bir kimse “eğer bilmek mümkün değilse, belki de hoşgörüsüzlük kötü bir şey olmayabilir” şeklindeki bir tezi daima ileri sürebilir. Böylece, hoşgörü ve şüphecilik arasındaki ilişkinin doğrudan olmadığı görülmektedir. Şüphecilik temelinde hoşgörüye ulaşabilmemiz için şüpheciliğin belli bir yorumuna ihtiyacımız vardır. Michel de Montaigne bize böyle bir yorum sunmaktadır. Bu nedenle, Montaigne’in şüphecilik temelinde hoşgörü meşrulaştırması bu makalenin ana odak noktasını oluşturmaktadır.

 

Anahtar Sözcükler: Hoşgörü, şüphecilik, pyrrhonism, akademik şüphecilik, Montaigne.