2008 / 26 (1)

                                            İÇİNDEKİLER

 

İktisat

 

 

 

Hacer OĞUZ

 

Yeni Neoklasik Sentez ve Optimal Parasal Politikalar

1

 

İşletme

 

 

 

F. Pınar ACAR

James WILCOX

 

A Longitudinal Analysis of the Effects of Task- Related Diversity in Groups

 

37

 

Mahmut ARSLAN

 

Weberci Görüşlere Göre Konfüçyüsçülüğün Çin  İş Kültürü Üzerine Etkileri

 

59

 

Özgür ARSLAN

 

Firma Yöneticilerinin Temettü Dağıtımlarına Dair Algıları

 

85

 

Tuba YAKICI AYAN

Selçuk PERÇİN

 

Measuring Efficiency of Turkish Automotive Firms

with the Fuzzy Dea Model

 

 

99

 

Hakan AYGÖREN

Süleyman UYAR

Hakan SARITAŞ

 

Yatırımcılar Futbol Maçlarının Sonuçlarından  Etkilenir mi? İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda Bir Uygulama

 

121

 

Selen DOĞAN

Faruk ŞAHİN

Kendi Kendine Liderlik Ölçeğinin Türkçe Uyarlaması, Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması

139

 

Mustafa GÜLMEZ

Olgun KİTAPÇI

 

Hastane Hizmet Kalitesi ve Bir Uygulama

 

165

 

Fersin KESKİN

Metin SALTÜRK

 

Stratejik Hedeflere Ulaşmada Yöneticilerin  Kişisel

Davranış Farklılıkları

 

187

 

Akif TABAK

Ahmet ERKUŞ

 

Denetim Odağının Bireylerin Belirsizlikle Başetme  Düzeylerine Etkisi: Kamu Sektöründe Bir Araştırma

 

213

 

Hikmet ULUSAN

İbrahim DOĞAN

Süleyman ŞAHİN

 

Muhasebe Politikası Seçimi: Pozitif Muhasebe  Teorisi ve Ekonomik Belirleyiciler- Ampirik Bir Çalışma

 

229

 

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

 

 

 

Muhittin ACAR

 

Teaching Collaboration in the Age of Networks

255

 

Doğan N. LEBLEBİCİ

Erdem ERKUL

 

Planlı Kalkınma Deneyiminden Stratejik  Planlamaya Geçiş: Türkiye Örneği

 

269

 

 

Çağlar ÖZEL

 

Hukuksal Açıdan Tüketicinin Korunması ve Tüketicinin

 

287

 

Mihriban ŞENGÜL

Gülizar ÇAKIR SÜMER

 

Türkiye’de İİBF Dergilerinde Yayımlanan “Çevre”  Konulu Makaleler Üzerine Bir İnceleme

 

301

 

Yazarlara Duyuru/Notes for Contributors

 

 

335

 

 

 

Dergimizin bu sayısına gönderilen makaleleri değerlendiren hakemlerimize teşekkürlerimizi sunarız.

 

We gratefully acknowledge the referees who kindly helped us to evaluate the articles sent for the current issue of the Journal.

 

HAKEMLER / REFEREES

Ramazan AKTAŞ

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

Semra GÜNEY

Hacettepe Üniversitesi

Mahmut ARSLAN

Hacettepe Üniversitesi

Özgür ARSLAN

Hacettepe Üniversitesi

Semra AŞÇIGİL

ODTÜ

Mehmet D. AYDIN

Hacettepe Üniversitesi

Eren MİSKİ AYDIN

Hacettepe Üniversitesi

Müberra BABAOĞUL

Hacettepe Üniversitesi

Asım BALCI

Muğla Üniversitesi

Nurettin BİLİCİ

Hacettepe Üniversitesi

Naci CANPOLAT

Hacettepe Üniversitesi

Ali ÇAĞLAR

Hacettepe Üniversitesi

Zafer ÇALIŞKAN

Hacettepe Üniversitesi

Yusuf ÇELİK

Hacettepe Üniversitesi

Metin Kamil ERCAN

Gazi Üniversitesi

Lütfü ERDEN

Hacettepe Üniversitesi

Azize ERGENELİ

Hacettepe Üniversitesi

Halit GÖNENÇ

Hacettepe Üniversitesi

Lale GÜMÜŞLÜOĞLU

Bilkent Üniversitesi

Burak GÜNALP

Hacettepe Üniversitesi

M. Cahit GÜRAN

Hacettepe Üniversitesi

Mustafa İPÇİ

Hacettepe Üniversitesi

Semra KARACAER

Hacettepe Üniversitesi

M. Baha KARAN

Hacettepe Üniversitesi

Koray KARASU

Ankara Üniversitesi

Bahtışen KAVAK

Hacettepe Üniversitesi

Mustafa KILIÇ

Hacettepe Üniversitesi

Doğan N. LEBLEBİCİ

Hacettepe Üniversitesi

Hakan MIHÇI

Hacettepe Üniversitesi

Sevinç MIHÇI

Hacettepe Üniversitesi

Orhan MORGİL

Hacettepe Üniversitesi

M. Kemal ÖKTEM

Hacettepe Üniversitesi

Uğur ÖMÜRGÖNÜLŞEN

Hacettepe Üniversitesi

Leyla ÖZER

Hacettepe Üniversitesi

Nail ÖZTAŞ

Hacettepe Üniversitesi

Ülkü ŞİŞİK

Hacettepe Üniversitesi

Funda TELATAR

Hacettepe Üniversitesi

Günsel TERZİOĞLU

Hacettepe Üniversitesi

Mehmet TOKAT

Hacettepe Üniversitesi

Nil TOSUN

Hacettepe Üniversitesi

Umur TOSUN

Hacettepe Üniversitesi

Aydın ULUCAN

Hacettepe Üniversitesi

Yılmaz ÜSTÜNER

ODTÜ

 

 

 

YENİ NEOKLASİK SENTEZ VE OPTİMAL PARASAL POLİTİKALAR

 

Hacer OĞUZ

 

Özet

 

Yeni neoklasik sentez modelleri özünde dinamik genel denge modelleri olup bu yapıya eksik rekabet ile nominal ücret ve fiyat yapışkanlıkları gibi friksiyonları dâhil etmektedir. İktisadi karar birimlerinin bireysel optimizasyon problemlerinin çözümünden özel kesim dengesi için bilinen IS-LM modelleri benzeri makroekonomik ilişkilere ulaşmaktadır. Bu makroekonomik ilişkiler ile ekonominin kaynak kısıtı ve kamu kesimi bütçe kısıtı altında optimal politikalar bir refah fonksiyonu maksimize edilerek belirlenmektedir. Bu modellerde paranın değişik modellemeleri altında parasal politikalar analiz edilmektedir. Yeni neoklasik sentez modelleri homojen bir grup oluşturmayıp birinci ve ikinci nesil yeni neoklasik sentez modelleri şeklinde iki kısma ayrılmaktadır. Birinci nesil modellerde mali unsurlar ya hiç bulunmamakta ya da saptırıcı olmayan vergiler varsayılarak optimal parasal politikalar tek başına belirlenmektedir. İkinci nesil modellerde saptırıcı vergiler veri alınarak optimal parasal politikalar mali politikalarla birlikte belirlenmektedir. Bunların optimal parasal politikalarla ilgileri kısa dönemle ve özellikle istikrar politikalarıyla sınırlıdır. Bu modellerin optimal parasal politika sonuçları homojen gözükmemekle birlikte genel olarak sıfır ya da sıfıra çok yakın pozitif bir enflasyon ve enflasyonda sıfır oynaklık optimal bulunmaktadır. 

Anahtar Sözcükler: Yeni neoklasik sentez, optimal parasal politikalar, Ramseyci yaklaşım, dinamik stokastik genel denge modelleri.

 

Abstract

 

The New Neoclassical Synhtesis and Optimal Monetary Policies

 

The new neoclassical synthesis models in essence are general equilibrium models that integrate the frictions such as imperfect competition with nominal wage and price stickiness. It reaches to the well known IS-LM type macroeconomic relations for private sector equilibrium from solutions to economic decision makers’ individual optimization problems. Subject to these macroeconomic relations, the total resource constraint and the public sector’s budget constraint, optimal policies are determined by maximizing a welfare function. With these models, monetary policies are analyzed under various models of money. New neoclassical synthesis models do not constitute a homogenous group. These models are classified as first and second generation new neoclassical synthesis models. The first generation models either do not include fiscal factors or assume nondistortionary lump-sum taxes and optimal monetary policies are determined separately from fiscal policies. The second generation models determine optimal monetary policies considering distorionary non-lump-sum taxes together with fiscal policies. Their relevance to optimal monetary policies is limited with short term policies, especially with stabilization policies. While the optimal monetary policy outcomes of these models do not seen homogenous, zero or low and positive inflation level with zero volatile is found to be optimal in common.

Keywords: New neoclassical synthesis, optimal monetary policies, Ramseyian approach, dynamic stochastic general equilibrium models.

 

A LONGITUDINAL ANALYSIS OF THE EFFECTS OF TASK-RELATED DIVERSITY IN GROUPS

 

F. Pınar ACAR

James WILCOX

 

Abstract

 

Existing research on diversity predominantly focuses on diversity in physical, demographic characteristics, although benefits commonly associated with diversity occur as a result of differences in task-related attributes. For task-related diversity to lead to the purported advantage of applying a diverse set of knowledge and perspectives on a task, two conditions must be met. First, team members must be aware of their differences creating diversity. Second, members must be able to manage their differences. This paper attempted to answer three questions. 1. Do members’ perceptions of task-related diversity change over time? 2. How do the interplay between diversity and conflict change over time? 3. Do group norms reduce the negative effects and enhance the positive effects of task-related diversity on conflict? It was proposed that members’ perceptions of diversity would change over time intensifying intra-group conflict experienced within the team. Diversity related group norms were proposed to moderate the relationship between diversity perceptions and intra-group conflict. A longitudinal survey study of 186 individuals from 57 teams showed that, contrary to what was hypothesized, perceptions of task-related diversity decreased over time. The results also indicate that diversity-conflict relationship intensified until about the mid-point of the groups’ existence and then declined and that group norms moderated the relationship between diversity and conflict.

Keywords: Groups, task-related diversity, conflict, group norms

 

Öz

Takımlarda Görev-İlintili Çeşitliliğin Etkilerinin Boylamsal Analizi

 

Mevcut çeşitlilik yazını ağırlıklı olarak fiziksel, demografik niteliklerin çeşitliliği üzerinde durmuş, görev-ilintili çeşitliliği göz ardı etmiştir. Oysa, çeşitliliğe atfedilen yararlar çoğunlukla görev-ilintili niteliklerde çeşitlilikten kaynaklanmaktadır. Ancak görev-ilintili çeşitlilik de her zaman kendisinden beklenen faydaları sağlamıyabilir. Görev-ilintili çeşitliliğin farklı bilgi ve bakış açılarının göreve uygulanması sonucunu.doğurabilmesi için iki koşulun sağlanması gerekmektedir. Öncelikle, takım üyeleri çeşitlilik yaratan farklılıklarının bilincinde olmalıdırlar. İkinci olarak, takım üyeleri farklılıklarını yönetebilmelidirler. Bu çalışmanın amacı 3 soruya yanıt aramaktır. 1. Takım üyelerinin görev ilintili çeşitlilik algıları zaman içinde değişir mi? 2. Çeşitlilik ve çatışma arasındaki ilişki zaman içinde nasıl değişir? 3. Takım kuralları görev ilintili çeşitliliğin olumsuz etkilerini azaltıp, olumlu etkilerini güçlendirir mi? Bu çalışmada, takım üyelerinin çeşitlilik algılarının zaman içinde değişeceği ve bunun sonucunda takımiçi çatışmanın artacağı önerilmektedir. Çeşitlilik ile ilgili takım kurallarının ise çeşitlilik-çatışma ilişkisi üzerinde değiştirici etkileri olacağı savunulmaktadır. 57 takımdan 186 kişinin katıldığı boylamsal anket çalışması sonucunda, öne sürülen hipotezlerin aksine, görev-ilintili çeşitlilik algılarının zaman içinde azaldığı saptanmıştır. Sonuçlar, ayrıca, çeşitlilik-çatışma ilişkisinin takımların ömürlerinin ortasına kadar güçlendiğini ama ondan sonra azaldığını ve takım kurallarının çeşitlilik-çatışma ilişkisini değiştirdiğini göstermektedir.

Anahtar Sözcükler: Takımlar, görev-ilintili çeşitlilik, çatışma, takım kuralları.

 

WEBERCİ GÖRÜŞLERE GÖRE KONFÜÇYÜSÇÜLÜĞÜN ÇİN İŞ KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ETKİLERİ

 

Mahmut ARSLAN

Öz

 

Bu makalenin amacı Çin iş kültürünü Weberci görüşler açısından kuramsal olarak incelemektir. Weber’e göre Protestan ahlâkının en güçlü karşıtı Çin Konfüçyüsçülüğü’dür. Bir dinin toplumsal hayatı şekillendirmesi o dinin dünya görüşü yoluyla gerçekleşir. Protestanlıkta dini, iktisadi ve siyasi hayat küreleri birbirinden ayrılmıştır. Konfüçyüsçülükte ise bu hayat küreleri veya hayat alanları birbirilerinden ayrılmamıştır. Çinlilerin dini, büyü ile olan güçlü akrabalığından ötürü toplumsal değişimin önünü tıkamıştır. Weber’in bu görüşlerine yapılan temel eleştirilere göre, Weber’in açıklamalarında betimsel etkenler abartılmıştır ve ediplerin ahlâkına ilişkin yapılan tasvirler de bu abartının izlerini taşımaktadır. Konfüçyüsçü ediplerin ahlâkında dünyaya uyum sağlanması yerine aslında bir gerilimin var olduğu ileri sürülür. İşte bu gerilimden ötürü Neo-Konfüçyüsçü düşünce statükonun aşılması doğrultusun-da dönüştürücü bir temayüle sahiptir. Weber’in de etkisiyle, 1950’lere kadar Konfüçyüsçülük Çin’de, Kore’de ve hatta Japonya’da kapitalizmin gelişimini engelleyen bir kültürel unsur olarak görülmüştür. Oysaki, 1970’lerde ve 1980’lerde Doğu Asya ekonomilerinin başarısını açıklamak için Konfüçyüs-çülüğün iktisadi gelişim üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmıştır. Ancak 1990’lardan sonra tekrar şüpheci yaklaşımlar belirmeye başlamıştır.

Anahtar Sözcükler: Çin, İş Kültürü, Weber, Konfüçyüsçülük.

 

Abstract

 

Effects of Confucianism on Chinese Work Culture in terms of Weberian Approaches

 

The aim of this paper is to theoretically explain the Chinese work culture in terms of Weberian approach. According to Max Weber, Chinese Confucianism is the opposite of the Protestant Work Ethic. In Weberian approach a religion can affect society through a particular way of life. In Protestantism, religious, economic, and political spheres of life are separeted while they are integrated in Confucianism. Chinese religion has blocked social development because of the magical aspect of Chinese religion. This Weberian analysis of Chinese culture has been criticized by some authors (Sheh, 2003). According to these criticisms, Weber exaggerated descriptive effects and the ethos of Chinese literati. Neo-Confucianism has been considered as an obstacle to economic development in the Far East countries, such as China, Japan and Korea up to the 1950s. However, starting from the 1970s, Confucianism has been taken as a positive element in the development of East Asian economies. In the 1990s Confucianism has been questioned again because of the Asian economic crisis. 

Keywords: China, work culture, Weber, confucianism.

 

FİRMA YÖNETİCİLERİNİN TEMETTÜ DAĞITIMLARINA DAİR ALGILARI

 

Özgür ARSLAN

 

Öz

 

Bu çalışma İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)’nda işlem görmekte olan temettü ödeyen firmaların yöneticilerinin temettü dağıtımlarına dair algılarını araştırmaktadır. Dolayısıyla da 2003 ila 2006 yılları arasında en az bir defa temettü dağıtmış olan 67 adet firmaya anket uygulanmıştır. Söz konusu anketten elde edilen sonuçlardan firma yöneticilerinin temettü politikalarını oluştururken göz önünde bulundurduğu unsurların önem sırasına göre temettü-lerin ödenme süresi, temettü ödemelerinin firma değerine etkisi ve temettü ödemelerinin sürekliliği olduğu tespit edilmiştir. Ancak temettü dağıtımının za-manlamasına ilişkin firma yöneticilerinden anlamlı bir bulgu elde edilememiştir. Firma yöneticilerinin görüşlerinden hareketle temettü dağıtım politikalarının kurumsal finansman literatüründe geliştirilmiş olan ömür döngüsü teorisi, aktarma teorisi ve sinyalleme teorisini desteklerken, eldeki kuş teorisi ve vekalet maliyetleri teorisini desteklememekte olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Sözcükler: Temettüler, yöneticiler, İMKB.

 

Abstract

 

Perceptions of Managers for Dividend Distributions

 

This study investigates perception of dividend payments by managers of dividend distibuting firms listed on the Istanbul Stock Exchange (ISE). Therefore a survey is conducted on the 67 firms that have paid dividends at least for once between the years 2003 and 2006. Following issues, which are stated respectively according to their importances, are found to be considered by managers while establishing their dividend policies; period of dividend payments, impact of dividend payments on firm value and persistence of dividend payments. In the light of the views of the managers it is also deduced that among the dividend distribution theories established by corporate finance literature, their dividend distribution policies support life cycle theory, catering theory and signalling theory however do not support bird in the hand theory and agency costs theory.

Keywords: Dividends, Managers, ISE

 

MEASURING EFFICIENCY OF TURKISH AUTOMOTIVE FIRMS WITH THE FUZZY DEA MODEL

 

Tuba YAKICI AYAN

Selçuk PERÇİN

 

Abstract

 

The aim of this paper is to compare the efficiency of automotive firms in the context of standard DEA, bounded (crisp) DEA, and fuzzy DEA approaches and to apply a bounded fuzzy DEA model by imposing bounds on input and output factors. Actual data on 37 automotive firms recorded in Istanbul Chamber of Industry (ISO) were obtained for illustration purposes of fuzzy-DEA and compared the efficiency results with those obtained with standard DEA and bounded (crisp) approaches. According to the analysis results, average efficiencies differ significantly across methods. Besides, fuzzy-DEA model results have outlined that real evaluation of one problem in the context of DEA is generally applicable, and in many situations is likely to result in more realistic estimates of efficiency than standard DEA and bounded (crisp) approaches.

Keywords: Efficiency, data envelopment analysis (DEA), Fuzzy DEA, Fuzzy linear programming.

 

Öz

Bulanık Veri Zarflama Analizi İle Türk Otomotiv Firmalarının

Etkinlik Ölçümü

 

Bu çalışmanın amacı, Türk otomotiv firmalarının standart VZA (veri zarflama analizi), sınırlı VZA ve bulanık VZA yöntemleri ile hesaplanan etkinliklerini karşılaştırmak ve girdi-çıktı faktör ağırlıklarını sınırlandırarak bir sınırlı bulanık VZA modeli uygulamaktır. Sınırlı bulanık VZA nın gösterimi amacı ile İstanbul Sanayi Odasına (ISO) kayıtlı 37 otomotiv firmasının gerçek verileri elde edilmiş ve hesaplanan etkinlik sonuçları standart VZA ve sınırlı yaklaşımlardan elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre sözkonusu metodlar, birbirlerinden önemli ölçüde farklı etkinlik puanları üretmişlerdir. Bunun yanı sıra, Bulanık VZA modelinin diğer VZA modellerinden daha gerçekçi sonuçlar verdiği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Sözcükler: Etkinlik, veri zarflama analizi (VZA), Bulanık VZA, Bulanık doğrusal programlama.      

 

İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI’NDA BİR UYGULAMA  YATIRIMCILAR FUTBOL MAÇLARININ SONUÇLARINDAN ETKİLENİR Mİ? 

Hakan AYGÖREN

Süleyman UYAR

Hakan SARITAŞ

Öz

Bu çalışmanın amacı futbol takımlarının performanslarının hisse senedi getirileri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığını test etmektir. Elde edilen bulgulara göre; yatırımcılar hem derbi hem de Avrupa’da oynanan futbol maçları nedeniyle, (-1,+1) pencere aralığında normal üstü getiriler elde etmişlerdir. Avrupa’da oynanan tüm futbol maçlarında, (-1,+1) olay penceresinde normal üstü getiriler tespit edilmiştir. Bu normal üstü getiriler hem galibiyet, hem mağlubiyet hem de beraberlik için söz konusudur. Derbi futbol maçlarında ise sadece mağlubiyet durumunda futbol maçlarının oynandığı günden bir gün sonra normal üstü getiriler ortaya çıkmıştır. Bu durum yatırımcıların, Avrupa’da oynanan futbol maçlarını derbi futbol maçlarından; derbi futbol maçlarında ise mağlubiyeti, galibiyet ve beraberlikten daha fazla önemsediklerini göstermektedir. 

Anahtar Sözcükler: Futbol, futbol ekonomisi, hisse senetleri, normal üstü getiriler.

 

Abstract

 

Are Investors Influenced by the Results of Football Matches? An Empirical Investigation in Istanbul Stock Exchange

 

The purpose of this study is to test whether performances of football teams have impact on stock returns. The findings of the study point out those investors are able to get abnormal returns during the event window interval both in derbies and European Football Matches. In all European Football Matches, there exist abnormal returns in (-1, +1) event window regardless of the match results. In derbies however, only in the case of defeat, there is an abnormal return on the day after the match. Findings suggest that investors place more important a European football matches than derby matches however pay more attention to defeats triumph and draw.        

Keywords: Football, football economics, stocks, abnormal returns.

 

KENDİ KENDİNE LİDERLİK ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇE UYARLAMASI, GEÇERLİLİK VE GÜVENİLİRLİK ÇALIŞMASI

Selen DOĞAN

Faruk ŞAHİN

Öz

 

Kendi kendine liderlik kavramı bireyin kendi davranışla­rını kontrol ettiği, belirli bilişsel ve davranışsal stratejileri kullanarak kendi kendini etkileyip yönlendirebildiği bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, Houghton ve Neck’in (2002) Kendi Kendine Liderlik Ölçeğinin Türkçe uyarlaması, geçerlilik ve güvenilirlik çalışmasını kapsamaktadır. Ölçek kamu ve özel sektördeki 563 çalışana uygulanmıştır. Yapı geçerliliği için keşfedici faktör analizi, temel bileşenler analizi ve varimaks döndürme yöntemleri kullanılmıştır. Keşfedici faktör analizi sonuçları ölçeğin toplam varyansın %68’ini açıklayan dokuz faktör yapısına sahip olduğunu göstermiştir. Ölçeğin Türkçe formunun faktör yapısının özgün formla tutarlılık gösterdiği, alt ölçeklerin iç tutarlılık katsayılarının 0.64 değerinden 0.87 değerine kadar değiştiği görülmüştür. Yapısal eşitlik modeli tekniği kullanılarak yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, önerilen üç modelin verilerle uyuşmadığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, ölçeğin bireylerin kendi kendine liderlik stratejilerini ölçmede güvenilir bir ölçme aracı olduğu saptanmıştır, fakat ölçeğin geçerliliği elde edilen verilerle doğrulanamamıştır.

 

Anahtar Sözcükler: Liderlik, kendi kendine liderlik, faktör analizi, yapısal eşitlik modeli.

 

Abstract

 

A Study of Reliability, Validity and Adaptation of Self Leadership Questionnaire in a Turkish Context

 

Self-leadership is a process through which individuals control their own behavior, influencing and leading themselves through the use of specific sets of behavioral and cognitive strategies. This study seeks to examine the reliability, validity and adaptation of the Houghton and Neck (2002) Revised Self-Leadership Questionnaire (RSLQ) in a Turkish context. The RSLQ was administered to 563 employees from public and private sectors. For construct validity, exploratory factor analysis is conducted with principal component and varimax rotation method. Exploratory factor analysis (EFA) showed that the scale had nine factors which explained 68 %of the total variance. The factor structure of the Turkish version was found to be similar to the original version. Internal consistency coefficients of subscales were varied from 0.64 to 0.87 respectively. The results from a confirmatory factor analysis (CFA) utilizing structural equation modelling techniques demonstrate no fit for three models proposed. As a result, the scale which was adapted to Turkish context to measure individuals’ self-leadership strategies was found to be reliable but, validity of it could not be confirmed with that data.

 

Keywords: Leadership, self-leadership, factor analysis, structural equation model.

HASTANE HİZMET KALİTESİ VE BİR UYGULAMA

Mustafa GÜLMEZ

Olgun KİTAPÇI

Öz

 

Geçen on yıl süresince hizmet kalitesinin, müşteri memnuniyeti ve işletme performansı üzerindeki güçlü etkisi yöneticiler ve akademisyenler tarafından araştırılmıştır. Araştırmacılar daha çok hizmet kalitesi ölçümü üzerinde önemle durmuşlardır. Birçok araştırmacı SERVQUAL yöntemini kullanarak hizmet kalitesi ölçümü üzerinde odaklanmıştır. Bu makalenin hedefi, hastanede hizmet kalitesi ölçümü için SERVQUAL yönteminin kullanımı ve gelişimini tanımlamak ve ayrıca hizmet kalite boyutlarının önemini vurgulamaktır. Buna ilaveten Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde hizmet kalitesi ile ilgili uygulama yapılacaktır.

Anahtar Sözcükler: Hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti, hastaneler.

 

Abstract

Hospital Service Quality and an Application

 

During the past decade, the impact of service quality on customer satisfaction and business performance has been searched by managers and academicians. Researchers have interested on service quality management importantly. Most researchers have focused on measuring service quality by using the SERVQUAL instrument. Aim of this paper is to describe the development and usage of SERVQUAL instrument for measuring the service quality in hospitals and again to emphasize the dimensions of service quality. In addition, an application related with service quality is going to be studied in the hospital of Cumhuriyet University.

Keywords: Service quality, customer satisfaction, hospitals.

 

STRATEJİK HEDEFLERE ULAŞMADA YÖNETİCİLERİN KİŞİSEL DAVRANIŞ FARKLILIKLARI

Fersin KESKİN

Metin SALTÜRK

Öz

İnsanları sevk ve idare etmenin yöntem ve kuralı, kanun, yönetmelik ve talimatlarda yer almamaktadır. Yazılı olmayan toplumsal gelenek ya da kurum kültüründen, yöneticinin kişiliğinden, yönetim tarzından kaynaklanan politikalar, yöneticinin yönetim faaliyetini diğer değişkenler ile birlikte etkilemektedir. Kişisel farklılıklardan kaynaklanan nedenlerden dolayı insan ilişkilerinde kesin kurallardan ya da tarzlardan bahsetmek zordur. Yönetimin zorluğu ve sanat yönü burada ortaya çıkmaktadır. Bazı yönetsel tarzlar, yöneticiden kaynaklanmakta ve yönetici ya da kurum tarafından objektif olarak açıklanmak zorunluluğu hissedilmemekte, sadece öyle kabul edilmektedir. Bununla birlikte yönetim faaliyetinin sürdürülmesinde taraflar arasında ortak, paylaşılan yön ve yapılar, tarzlar olabilmektedir. Kişisel farklılıklar da davranış farklılıklarına neden olmaktadır. Bu araştırmada, yöneticilerinin yönetim faaliyetine etki eden değişkenlerden biri olan, kişilik yapılarından kaynaklanan önemli kişilik farklılıklarının, yönetimsel başarılarının çalıştıkları firmanın başarısı ile ilişkisi incelenmiş ve İMKB-100 listesinde yer alan şirketlerde çalışan yöneticilerden elde edilen veriler araştırmanın amaçlarına paralel olarak değerlendirilmiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Yönetici, yönetim, organizasyon, başarı, strateji, İMKB–100

 

Abstract

Behavioral Differences among Managers on the Road of Reaching

Strategic Goals

 

The method and rule of managing people are not always included in written instructions. There will be politics stemming from unwritten traditions or organization’s culture, from the managers’ personality and management style. The difficulty or the artistic dimension of management emerges here. Some management styles depend on managers themselves and are not needed to be explained objectively and they have to be like that. In human relations it is very hard to talk about the exact rules and styles because of the personal differences, but in management there maybe some shared manners and styles. Personal differences can also cause behavioral differences.

In this research, some important relations among managers’ personality and organizations’ success have been studied. Managers working for (Istanbul Stock Exchange) ISE-100 companies have been included in the study. Data gathered from managers have been evaluated with respect to the research objectives.

 

Keywords: Manager, management, organization, achievement, strategy, ISE-100.

 

DENETİM ODAĞININ BİREYLERİN BELİRSİZLİKLE BAŞETME DÜZEYLERİNE ETKİSİ: KAMU SEKTÖRÜNDE BİR ARAŞTIRMA

Akif  TABAK

Ahmet ERKUŞ



Öz

 

Bireyler karşı karşıya kaldığı olaylar hakkında farklı tepkiler verebilmektedir. Bu farklılaşmanın nedenlerinden birisi de bireyin denetim odağıdır. Günümüze kadar bir çok araştırmacı tarafından bireyin denetim odağı ile farklı değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çevresindeki olayları kendisinin düzenleyebileceği düşüncesine sahip iç denetim odağına sahip bireylerin, çevresindeki olaylara etki edemeyeceğini düşünen dış denetim odağına sahip bireylere göre değişime daha olumlu tepki verebileceği söylenebilir. Bu düşünce temelinde çalışmada, çeşitli kamu kurumlarında görev yapan 444 kişiye Rotter (1966) tarafından geliştirilen “İç – Dış Denetim Odağı”ölçeği uygulanarak denetim odakları belirlenmiştir. Aynı şekilde katılımcıların değişime tepkileri ise Budner (1962) tarafından geliştirilen “Belirsizliğe Tolerans Ölçeği” ile ölçülmüştür. Denetim Odağı ile Belirsizliğe Tolerans arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılmasında değişkenler arası korelasyonlar araştırılmış ve ortalamalar arasındaki farklılıklar bağımsız örneklem t-testi ile incelenmiştir. Ayrıca denetim odağının bireylerin belirsizlikle baş etme düzeylerine etkisini belirlemek üzere hiyerarşik regresyon yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; katılımcıların denetim odakları ile belirsizliğe tolerans eğilimleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Buna göre; iç denetim odaklı bireylerin belirsizliğe tolerans eğiliminin daha fazla, dış denetim odaklı bireylerin ise belirsizliğe tolerans eğiliminin daha az olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

 

Anahtar Sözcükler: Denetim odağı, belirsizlikle baş etme.

 

Abstract

 

The Affect of Locus of Control on The Tolerance of Ambıguıty Level of Indıvıduals: A Research on Publıc Sector

Individuals display varying reactions when faced with different situations. One of the reasons of this variance is their locus of control. So far many researchers have studied the relationships between individuals’ locus of control and various variables. It might be argued that individuals with an internal locus of control, who believe that they can control situations they confront, give more positive reactions to change than those individuals with an external locus of control, who believe that they have no control over situations that they confront. In the present study loci of control of 444 participants working at various institutions were identified using “Inventory of Internal – External Locus of Control” developed by Rotter (1966). Furthermore “Inventory of Intolerance of Ambiguity” developed by Budner (1962) was used to find out participants’ reactions toward change. To find the relationship between locus of control and intolerance of ambiguity, correlation between variables was computed and independent sample t-test was used to find variance of means. Also, hierarchical regression was conducted to find the effect of locus of control on individuals’ levels of coping with ambiguity. Results show a significant relationship between participants’ locus of control and their level of tolerating ambiguity. It has been concluded that individuals with internal locus of control have higher levels of tolerance of ambiguity whereas individuals with an external locus of control have lower levels of tolerance of ambiguity.

 

Keywords: Locus of control, intolerance of ambiguity

 

MUHASEBE POLİTİKASI SEÇİMİ: POZİTİF MUHASEBE TEORİSİ VE EKONOMİK BELİRLEYİCİLER - AMPİRİK BİR ÇALIŞMA

Hikmet ULUSAN

İbrahim DOĞAN

 

Öz

 

Muhasebe politikaları, işletmelerin finansal sonuçları ve performansı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu yüzden, muhasebe bilgi kullanıcılarının, işletmelerin muhasebe politikası seçimini hangi faktörlerin belirlediğini bilmesi gerekir. Bu çalışmanın amacı, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na kayıtlı halka açık şirketlerin 2005 yılı yıllık raporlarında yer alan 3 önemli muhasebe yöntemi ile ilgili açıklamalarını inceleyerek işletmelerin muhasebe politikası seçimini etkileyen ekonomik belirleyiciler hakkında delil sağlamaktır. Watts ve Zimmerman, işletme yönetiminin muhasebe politikası seçim davranışlarını açıklamak için üç hipotez ileri sürmüştür. Bunlar; borç / öz kaynaklar, büyüklük ve ikramiye ödeme planı hipotezleridir. Birçok ampirik çalışma, bu üç hipotezi doğrulamaktadır. Bununla birlikte, bu ampirik çalışmada, çoklu lojistik regresyon analizi sonuçları kaldıraç oranı, işletme büyüklüğü ve ikramiye ödeme planı gibi ekonomik belirleyicilerin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na kayıtlı halka açık şirketlerde işletme yönetiminin gelir artırıcı (azaltıcı) muhasebe politikası seçimini açıklamadığını göstermektedir.

 

Anahtar Sözcükler: Muhasebe politikası seçimi, pozitif muhasebe teorisi, ekonomik belirleyiciler.

 

Abstract

 

Accounting Policy Choice: Positive Accounting Theory and Economic Determinants – An Empirical Study

 

Accounting policies has a great impact on financial results and performance of companies. Therefore, the users of accounting information must know which factors determine companies’ accounting policy choices. The aim of this study is to provide evidence for the economic determinants that may affect company’s accounting policy choices by examining three key accounting method disclosures in the 2005 annual reports of the publicly-held companies listed on the Istanbul Stock Exchange. Watts and Zimmerman proposed three hypotheses to explain the actions of management’s accounting policy choices; the debt-equity hypothesis, the size hypothesis, and the bonus plan hypothesis. The most of empirical study confirmed the debt-equity hypothesis, the size hypothesis and the bonus plan hypothesis. However, in this empirical study,  the results of multiple logistic regression analysis show that the economic determinants such as company’s leverage ratio, company’s size and bonus plan don’t explain the management’s income increasing (decreasing) accounting policy choice at publicly-held companies listed on the Istanbul Stock Exchange.

 

Keywords: Accounting policy choice, positive accounting theory, economic determinants.

 

TEACHING COLLABORATION IN THE AGE OF NETWORKS

Muhittin ACAR

Abstract

 

The role of collaborative forms of organizing in the functioning of public, private, and nonprofit organizations has significantly increased in the most recent years. Thus, public administrators need to posses a set of relevant skills, orientations, and values to function effectively in intra-, and inter-organizational collaboration. The current paper aims at contributing to the debate by offering a course on collaboration. The paper emphasizes first the need for preparing public servants for a networked world. It then puts forward a course proposal for teaching collaboration, and succinctly examines, among others, the content, context, and processes of such a course. The paper ends with a brief discussion.

Keywords: Teaching collaboration, collaborative teaching, public administration and management education, new forms of governance, networks, partnerships.

 

Öz

Ağbağlar Çağında İşbirliğini Öğretmek

 

Son yıllarda, işbirliğine dayalı örgütlenme biçimlerinin kamu, özel ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların işleyişindeki rolü giderek artmaktadır. Dolayısıyla, kurum-içi ve kurumlararası işbirliğinde etkili olabilmeleri için, kamu yöneticilerinin bir dizi uygun beceri, yönelim ve değere sahip olması gerekmektedir. Bu yazı, işbirliği konusunda bir ders önerisiyle mevcut tartışmaya katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Yazıda ilk olarak, kamu görevlilerini ağbağlardan oluşan bir dünyaya hazırlama gereğine vurgu yapılmaktadır. Ardından, işbirliğinin öğretilmesine dönük bir ders önerisi ortaya konulmakta ve ilgili dersin içeriği, bağlamı ve işleyiş süreçleri gibi hususlar özlüce incelenmektedir. Yazı, kısa bir değerlendirme ile son bulmaktadır.

 

Anahtar Sözcükler: İşbirliğini öğretmek, işbirliğine dayalı öğretim, kamu yönetimi eğitimi, yeni yönetişim biçimleri, ağbağlar, ortaklıklar.

 

PLANLI KALKINMA DENEYİMİNDEN STRATEJİK PLANLAMAYA GEÇİŞ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

Doğan Nadi LEBLEBİCİ

Erdem ERKUL

Öz

 

Planlama faaliyeti öteden beri idarenin temel ve ortak bir faaliyeti olarak kabul edilmiştir. Ancak kamu yönetimi disiplini içerisinde ele alındığında planlamanın bu özelliğinin dışında araçsal bir rol oynadığı ortaya çıkmaktadır. Bu araçsallık devletin resmi ekonomik ideolojisini meşrulaştırmaya yönelik bir araçsallıktır. Planlamanın hangi amaca hizmet ettiği önem taşımaktadır. Planlama devletin ekonomiyi bütünüyle kontrol ettiği ve hatta egemen olduğu bir sistemin aracı olabileceği gibi, minimal devlet anlayışının, devleti düzenleyici role indirgemiş bir ekonomik sistemin aracı da olabilir. Bu çalışma söz konusu ikilemi Türkiye örneği bağlamında incelemektedir.

 

Anahtar Sözcükler: Devlette planlama, planlı kalkınma, stratejik planlama.

 

Abstract

 

Transition from Planned Development Experience to Strategic Planning: The Turkish Case

 

Planning has been accepted as a basic and common function of administration for a long time. However, it may be considered to have an exceptional instrumental character under public administration practices in disciplinary sense. That is to legitimize the formal economic ideology of the government. In this respect, the purpose of planning is very important. Planning is likely to be an instrument of government to dominate and to control the whole economy whereas it is also possible for it to be an instrument of a minimalist government system to regulate the economy. This study aims at examining the given dilemma in the context of Turkish case.

 

Keywords: Government planning, planned development, strategic planning.

 

HUKUKSAL AÇIDAN TÜKETİCİNİN KORUNMASI ve TÜKETİCİNİN KORUNMA GEREKLİLİĞİNE İLİŞKİN

BİR DEĞERLENDİRME

Çağlar ÖZEL

 

Özet

 

Tüketicinin korunması çağımıza özgü bir kavramdır. Ülkemizde de doğrudan ya da dolaylı olarak tüketicinin korunmasına yönelik pek çok hüküm vardır. Bunlardan en önemlisi tüketicinin korunması hakkında kanundur. Tüketicinin korunmasına yönelik olarak getirilen hükümlerin gerekliliği özellikle zayıfların korunması düşüncesi ve sosyal adalet anlayışı bağlamında ele alınmaktadır.

 

Anahtar Sözcükler: Tüketici, tüketicinin korunması, tüketicinin temel hakları, tüketicinin korunması gerekliliği

 

Abstract

 

An Essay on the Protection of Consumers and Necessity of Protection of the Consumers in Legal Perspective

 

Consumer protection is a contemporary concept. There are various legal provisions regulating the protection of consumers set up directly or indirectly. The most important one among them is the Consumer Protection Law. Requirement of provisions provided for the protection of consumers is discussed in context of protection of vulnerable people and understanding of social justice.

 

Keywords: Consumer, consumer protection, consumer rights, requirement of consumer protection.

 

TÜRKİYE’DE İİBF DERGİLERİNDE YAYIMLANAN “ÇEVRE” KONULU MAKALELER ÜZERİNE BİR İNCELEME

 

Mihriban ŞENGÜL

Gülizar ÇAKIR SÜMER

Özet

 

Bir bilim disiplinin belirli aralıklarla, kendi bilimsel yayın birikimini değerlendirmesi, disiplinin geleceği bakımından önemlidir. Bu bilimsel çalışmaların önemli bir kısmı makale biçiminde ve dergilerde yayımlanmaktadır. Bu nedenle dergiler, bu tür değerlendirmeler için önemli olanaklar sağlamaktadır. Türkiye’de çevreyle ilgili disiplinlerin oluşturduğu yayın birikimi bu tür bir çalışmayı gerektirecek olgunluğa erişmiştir. İİBF çatısı altında toplanan disiplinlerin her biri çevreye ilişkin çalışmalar üretmektedir ve üniversitelerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) dergileri bu birikimin önemli bir kısmını içermektedir. Türkiye’de İİBF bünyesindeki disiplinler için en yaygın yayın ortamı İİBF dergileridir. Bu çalışmada, İİBF dergilerinde yayımlanan çevreye ilişkin makalelerinin bibliyografyası oluşturulmuş, bibliyografya ve atıf çözümlemesi yoluyla bu çalışmaların niceliksel olarak değerlendirmesi yapılmış ve bulgular sınıflandırılarak ortaya konmuş ve yorumlanmıştır.

 

Anahtar Sözcükler: Çevre, çevre yazını, İİBF Dergileri.

 

Abstract

 

An Examination on Articles about Environment published at the Journals of Faculty of Economic and Administrative Sciences in Turkey

 

It is important in respect of future of a discipline that a discipline evaluates its own accumulation of publications at certain intervals. Most of the scientific research are published as articles at journals. Therefore, journals provide considerable opportunities for the such evaluations. The accumulation of publications of the disciplines interested in environment in Turkey has reached to the level maturity for such an attempt. Every discipline takes place in the Faculty of Economic and Administrative Sciences (FEAS) has produced  researches about environment and the journals of FEAS have covered a great majority of research concerned. In Turkey, the most popular platform for publications of the disciplines of FEAS is the journals of the FEAS. In this study, the bibliography of articles concerning environment published in the journals of FEAS has been produced; those articles have been examined quantitatively by the analysis of bibliography and citations; the findings have been classified and interpreted.

 

Keywords: Environment, environmental literature, the journals of economic and ddministrative sciences faculty.